| Doktorun acısını hafifletmek için bıraktığı şey. | Open Subtitles | ما تركه الطبيب لتخفيف ألمه ؟ |
| Doktorun acısını hafifletmek için bıraktığı şey. | Open Subtitles | ما تركه الطبيب لتخفيف ألمه ؟ |
| Eğer bana bıraktığı şey gerçekse etmezdim. | Open Subtitles | ليس إن كان ما تركه لي حقيقيًا |
| Bize bıraktığı tek şey düzgünce boğazlanmış bir öğretmen. | Open Subtitles | كل ما تركه لنا معلمة خُنقت بعناية ومهارة |
| Bana bıraktığı tek şey bir sürü fatura ve ipotek yüzünden satamadığım bir ev. | Open Subtitles | كل ما تركه كان مجموعة من الفواتير و منزل مرهون لا يمكن بيعه. |
| Ve yine de bıraktığı tek şey kınandı ve bana her şeyi bıraktı. | Open Subtitles | وكل ما تركه لكي هو الشقة وترك اي كل شيء اخر. |
| bıraktığı tek şey bu oldu. | Open Subtitles | إنها كل ما تركه |
| Tamam, çünkü bana bıraktığı tek şey bu. | Open Subtitles | حسناً، هذا كل ما تركه لي |