| Ve harcama yaparken Ne hissettiğini gözetle. | TED | وأثِر فضولك حول ما تشعر به عندما تُنفق. |
| Sanırım Ne hissettiğini anladım, ve isteklerine saygı duyuyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنني قد فهمت ما تشعر به و إنني أحترم رغباتك |
| nasıl hissettiğini iyi biliyorum, ama üzülmemelisin. | Open Subtitles | أعرف بالضبط ما تشعر به لكنك لا يجب أن تقلق |
| Anlıyorum Sam. nasıl hissettiğini kesinlikle biliyorum. | Open Subtitles | أنا افهم يا سام أنا أعرف تماما ما تشعر به |
| Hayır, Hayır, Hayır, Hayır. hissettiğin şey 100 papel zengin olduğun. | Open Subtitles | لا ، لا ، لا ، ما تشعر به أنك أغنى بـــ 100 دولار |
| Will, neler hissettiğini anlıyorum, ...ama bu olayda bu kararı vermeye çok yakınsın. | Open Subtitles | ويل,أفهم ما تشعر به لكنك قريب جدا من هذه القضية لتتخذ ذلك القرار |
| Şu anda neler hissettiğinizi hayal bile edemem ancak yasaları kendiniz uygulamamalısınız. | Open Subtitles | لا أَستطيع أن أَتخيل ما تشعر به الآن لكنك لا تستطيع أخذ القانون بيديك |
| Ne hissettiğini anlıyorum ama her zaman beklenmedik şeyler çıkabilir. | Open Subtitles | أنا اعرف ما تشعر به ولكن هناك دائماً ما هو غير متوقع |
| Bundan sen sorumluysan, Ne hissettiğini anlıyorum. | Open Subtitles | إن كنت مسئول عن ذلك فأنا أعرف ما تشعر به |
| Ne hissettiğini bilmek bir şey hissetmemekle aynı değildir. | Open Subtitles | حسنا ، معرفة ما تشعر به . ليست مثل أنك لا تشعر |
| Şey, Ne hissettiğini söyledin. Belki benim için de aynı şeyi yapmanın zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | كلا, لقد قلت ما تشعر به و ربما حان الوقت لأفعل نفس الشيء |
| Ne hissettiğini biliyorum. Peşlerine düş ve yakala onları. | Open Subtitles | اعرف ما تشعر به أذهب وراءهم يا "جيم" وأمسك بهم |
| En azından onunla konuşup ona nasıl hissettiğini anlatabildin. | Open Subtitles | فعلت ما بوسعك على الأقل كنت قادراً على الكلام معها بإخبارها ما تشعر به |
| nasıl hissettiğini biliyorum, bunun kokusunu ben de aldım. | Open Subtitles | اعرف ما تشعر به استطيع اشتمام ذلك أيضا |
| Walter nasıl hissettiğini biliyorum.. | Open Subtitles | والتر" انا اعرف تماما ما تشعر به" فأنا مررت في ذلك |
| Tuvaletin varken hissettiğinle, tuvaletini yaptıktan sonra hissettiğin şey farklıdır. | Open Subtitles | هناك فرق بين ما تشعر به عندما تكون بحاجة لدخول الحمام و بين شعورك بعد أن تخرج منه |
| Gerçek olan şeyleri, neler hissettiğini anlamak için. | Open Subtitles | لتعلم ما الشىء الحقيقى , لتفعل ما تشعر به. |
| - Kaptan, neler hissettiğinizi anlıyorum. | Open Subtitles | أيها القائد , صدقنى .. أقدر ما تشعر به |
| Peki, eğer o kız hakkında gerçekten böyle hissediyorsan hislerin doğru olmalı. | Open Subtitles | حسناً , ان كان هذا حقا ما تشعر به اتجاهها فيجدر بك أن لا تستسلم |
| Ward bu yaşadığın durum, bu his kimya bu. | Open Subtitles | (وارد)، إن ما تشعر به الآن، هذا الشعور... -إنها كيمياء . |
| Sadece içinde söylemek istediğin bir şey ile yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilebilrsin. | TED | كنت فقط تعرف ما تشعر به لدى العيش داخل خزانة. |
| Ne gördüğünüze değil ne hissettiğinize odaklanın. Anlaşıldı mı? | Open Subtitles | ركّز على ما تشعر به لا ما تراه، مفهوم؟ |
| Eee, Josh, şu an neler hissediyorsan bilmek istiyorum, hepsi bu. | Open Subtitles | إذن، جوش أريد منك أن تعرف أن أياً ما تشعر به الآن، لا بأس |
| Peki koridordan geçerken siz nasıl hissettiğinizi tarif edebilir misiniz? | Open Subtitles | هل تستطيع أن تصف ما تشعر به عندما تمر بها في الممر؟ |
| Boşuna fedakârlık yapmanın nasıl hissettirdiğini biliyorumdur belki. | Open Subtitles | ربما أنا أعرف ما تشعر به ترغب في التضحية عبثا |
| Senin hissettiğin şeyleri benim hissetmediğimi mi sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقد أن أى كان ما تشعر به فى قلبك، أننى لا أشعر به؟ |