| Ne yaptığını biliyorum ve hayatta kalmayı başarman oldukça etkileyici. | Open Subtitles | أعرف ما فعلتيه, وكيف تمكنتى من البقاء حية شىء مؤثر |
| Ne zamandır gelip evinle Ne yaptığını görmek istiyordum | Open Subtitles | كنت أنوي القدوم لأرى ما فعلتيه بالمنزل يبدو رائعاً حسب وصفكِ |
| yaptığın şey için teşekkür ederim. İsmim Jim McQuade. | Open Subtitles | أريد أن أشكركي على ما فعلتيه اسمي جيم ماكوايد |
| Duruşmada yaptığın şey gerçekten büyük cesaretistiyordu. | Open Subtitles | يحتاج الامر للكثير من الشجاعة لفعل ما فعلتيه في الجلسة. |
| Eğer benim yaptığın şeyi bilseydim, kaçmazdım. | Open Subtitles | إن كنت أعلم ما فعلتيه من أجلى لم أكن لأرحل |
| İçtimada bizim için yaptıkların müthişti. | Open Subtitles | لقد كان عظيما ما فعلتيه لنا في الاصطفاف. |
| Sadece bu yaptıklarını nasıl yaptığını aklım almıyor. | Open Subtitles | لانني لا استطيع التصور كيف انك تفعلين ما فعلتيه |
| Ne yaptığını anlıyorum ve sana minnetarım. | Open Subtitles | أنا أتفهم ما فعلتيه وأنا ممتن لذلك |
| Ne yaptığını biliyorum, az şey değil. | Open Subtitles | أعرف ما فعلتيه إنّه لأمرٌ عظيم. |
| Şehre zarar vererek ve yetkilileri takiplerinden alıkoyarak Ne yaptığını düşünüyorsun? | Open Subtitles | ... ما فعلتيه هو تدمير المدينة وعرقلة ممارسات السلطة الحقيقية فى بحثهم عن هؤلاء المجرمين |
| Burada yaptığın şey kesinlikle dosyana eklenecek, ama içinde bulunduğun durum hala devam ediyor. | Open Subtitles | ما فعلتيه هنا سيساعد قضيتكِ جيداً بالتأكيد لكن مازالت الاتهامات قائمة؟ |
| yaptığın şey, bir kez daha benim önemsiz bir sekreter seninse espri anlayışı olmayan bir kaltak olduğunu gösterdi. | Open Subtitles | لذا كل ما فعلتيه أثبت لهم باني انا السكرتيرة اللئيمة ،وأنتِ سافلة آخرى لا تمزحين |
| Aklıma hiçbir şey gelmedi ama orada yaptığın şey harikaydı. | Open Subtitles | لم أستطع أن اختلق شيئاً لأقوله ولكن ما فعلتيه كان رائعاً |
| yaptığın şeyi... hiç onaylamadım, Elizabeth, bir anlığına bile. | Open Subtitles | انا لا اضمن ان ما فعلتيه هو الصواب ولو لثانيه واحده |
| Sen de yaptığın şeyi yapmaya mecbur değildin. | Open Subtitles | وأنتِ كذلك لم يتوجب عليكِ فعل ما فعلتيه. |
| O akşam klüpte yaptıkların, şimdiye dek gördüğüm en iyi hareketlerdi. | Open Subtitles | ما فعلتيه في الملهى، ذلك كان أحد الأشياء التي لم أراها من قبل |
| İster inanın ister, değil l gerçekten kızlarım için yaptıklarını teşekkür ederiz. | Open Subtitles | صدقي هذا أو لا أنا حقاً أقدر ما فعلتيه لبناتي |
| Hayatım, bir bakayım. ne yaptın sen? | Open Subtitles | يا رفيقتى , دعينى ارى ما فعلتيه ؟ |
| ne yaptıysan yaptın tamam mı? | Open Subtitles | مهما كان ما فعلتيه, لا أهتم بذلك, حسنًا؟ |
| Bana ve annene bu yaptıklarından sonra bunu kendimde kullanmam lazım. | Open Subtitles | ينبغي أن أطلق هذا على نفسي بعد ما فعلتيه بي وبأمكِ |
| Ne yaptığına bak. | Open Subtitles | أنظري إلى ما فعلتيه |
| Ve ekibi kurtarmaya çalıştığınızın farkındayım ama bugün yaptığınız şey, buna karar vermek size düşmezdi. | Open Subtitles | ولكن ما فعلتيه اليوم... لم يكن هذا القرار عائداً لكِ. إخراجكما من الماء فحسب... |
| Bu çocuklar için neler yaptığını fark etmediğimi mi sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقدين أني لم الاحظ ما فعلتيه للاطفال طوال هذه الفترة |
| Bizim için yaptıklarına minnettar olduğumu söylemek istiyorum. | Open Subtitles | حسناً ،أنا فقط أردت القول كم نقدر كل ما فعلتيه من أجلنا. |
| Bu yaptığının cezası ölümdür. Bir daha asla yapmayacaksın. | Open Subtitles | ما فعلتيه عقوبته الموت لن تفعلى هذا ثانية .. |
| Yaptığın şeyin senin için ne kadar zor olduğunu anlıyorum. | Open Subtitles | و اتفهم ان ما فعلتيه كان صعبا للغاية بالنسبة لك |
| -Julia'ya yaptıklarınızı ödeyeceksiniz. -Neden bahsediyorsunuz? | Open Subtitles | سوف تدفعين ثمن ما فعلتيه لـ جوليا - ما الذي تتحدث عنه؟ |