| Onun için yaptıklarımız için bize teşekkür ederken veda ediyordu. | Open Subtitles | حينما شكرنا على كل ما فعلناه لأجله كان يقول الوداع |
| Biliyor musun, bu yaptığımız şeyi yapmamız için... bizde bir sakatlık olması lazım. | Open Subtitles | أتعلم, لابد وأننا نُعانى من خطب ما لِنفعل ما فعلناه. |
| Umarım düğün planlayıcıları onlara ne yaptığımızı hatırlamaz. | Open Subtitles | آمل بألاّ يتذكر منسِّقي الزفاف ما فعلناه بهما |
| Fikrin merkez binadaki muhafızlara yaptığımız şeyin aynısını mı yapmaktı? | Open Subtitles | فكرتك هي القيام بنفس ما فعلناه للحراس الأخرين بالقاعدة ؟ |
| Birgün bizi Yaptığımız şeyden ötürü öldürecekler. | Open Subtitles | يوماً ما جماعة تريدو سوف يقتلوننا بسبب ما فعلناه |
| Tüm o beraber yaptığımız şeyler, beraber atlattığımız onca şeyden sonra, bunu mu yapıyorsun? ! | Open Subtitles | كل ما فعلناه ومررنا به معاً وهذا ما احصل عليه؟ |
| yaptığımız şey kemik iliğini alıp, laboratuvarda kök hücreleri yetiştirdik ve damara geri enjekte ettik. | TED | لذا ما فعلناه هو أننا أخذنا هذا النخاع العظمي وقمنا بزراعة خلايا جذعية في المعمل، ومن ثم حقناهم مرة أخرى في الوريد. |
| Dün akşam ne yaptık bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعرف ما فعلناه الليلة الماضية. |
| Söylediklerimiz ya da yaptıklarımız ne kadar kişisel olursa olsun gözetim altında olmak kariyerimizin geri kalanında resmi belgede yer alacak. | Open Subtitles | لا يهم كم كان شخصياً ما فعلناه أو قُلناه حين كنا تحت المراقبة سيصبح داخل النصوص الرسمية للأبد لباقي حياتنا المهنيّة |
| İşte bu orada yaptıklarımız. Test yolunu yaptığımız yeri görüyorsunuz ve sonrasında bu yol tabii ki yıllarca hasar görmeden dayanacaktır. Bu uygulamalardan bildiğimiz bir şey. | TED | و هذا ما فعلناه هنا. يمكنكم أن تشاهدونا عند اختبار الطريق و بالتأكيد هذا الطريق سيظل لعدة سنوات بدون ضرر ، هذا ما تعلمناه من الممارسة |
| Yüce Tanrım, lütfen bu gece burada yaptıklarımız için bizi affet. | Open Subtitles | إلهى الرحيم, أرجو أن تغفر لنا ما فعلناه هنا الليلة |
| Hiç kimsenin yaptığımız şeyi Anlayamayabileceğini düşündün mü hiç? | Open Subtitles | هل تفكرين في أنه لن يفهم أحد ما فعلناه ؟ |
| Bak yaptığımız şeyi geri çeviremeyiz ama almaya geldiğimiz şeyi alacağız ve Londra'ya geri döneceğiz. | Open Subtitles | انظر، لا يمكننا التراجع عن ما فعلناه, ولكننا بمُجرَّد حصولنا على ما جئنا لأجله, |
| Orada öyle konuşurken yaptığımız şeyi anlayacaklar. | Open Subtitles | كلاهما يتحدثان بالاعلى سيكتشفان ما فعلناه |
| Millet, ne yaptığımızı sonra bulabiliriz. | Open Subtitles | الرجال، يمكننا معرفة ما فعلناه في وقت لاحق. |
| Biraz önce senin için ne yaptığımızı, bunun bize ne yapabileceğini biliyor musun? | Open Subtitles | لوحده ملقى على الأرض- أتدركين ما فعلناه من أجلكِ؟ - أتعرفين ماذا حدث؟ |
| yaptığımız şeyin cesurca olduğunu söylemiyorum. | Open Subtitles | حسنا انا لا اقول ان ما فعلناه كان من الشجاعه |
| Lila'yı Rebecca'nın öldürmüş olabileceğini yani kocasına yaptığımız şeyin korkunç bir hata olduğunu mu? | Open Subtitles | مما يعني أن ما فعلناه لزوجها كان غلطة كبيرة ؟ |
| Bugün, burada Yaptığımız şeyden gurur duyuyorum. | Open Subtitles | أنا فخورة للغاية بكل ما فعلناه هنا اليوم |
| Ama o gece yaptığımız şeyler yüzünden oldu. | Open Subtitles | ولكنّها ماتت بسبب ما فعلناه في تلكَ الليلة |
| yaptığımız şey tam olarak, her türden erkek bireyleri, model sistemmiş gibi düşünerek kullanmak. | TED | وباعتقادي ما فعلناه هو أننا استخدمنا الذكور، في أي نوع، وكأنهم النظام النموذجي. |
| Burada ne yaptık, uzun süre beklemek istemem. | Open Subtitles | ما فعلناه هنا للتو، فلن أنتظر طويلًا |
| Neyse ki alternatif versiyonlarımız her Ne yaptıysak, onu yapmamızı önlemek için oradaydılar. | Open Subtitles | الحمد لله ، أن النسخ البديلة لنا كانوا هناك لمنعنا من فعل ما فعلناه مسبقاً |
| Her neyse, Kuveyt'te yaptıklarımızı hatırlıyorum. | Open Subtitles | على أية حال, أتذكر ما فعلناه فى الكويت أتذكره جيداً |
| yaptıklarımızdan dolayı tek korkum uyuyan bir devi uyandırmış ve onu korkunç bir hınçla doldurmuş olmaktır. | Open Subtitles | .. أخشى ما فعلناه أن يوقظ العملاق النائم.. . ويملأه عزيمة قوية |
| "Biz üçümüz neler yaptık o zavallı kıza?" | Open Subtitles | ما فعلناه نحن الثلاثة" "بتلك الفتاة المسكينة |
| Bozeman'da ve California'da yaptığımız buydu. | Open Subtitles | هذا ما فعلناه في بوزمان و قافلة كاليفورنيا |
| Biz de bunu yaptık, ve sen buna saygı göstereceksin. Anlıyor musun? | Open Subtitles | هذا ما فعلناه و هذا ما يجب ان تحترمه هل تفهمنى ؟ |
| Doğru. Duke Rosco'da da böyle yapmıştık. | Open Subtitles | هذا صحيح هذا ما فعلناه مع ديك روسكو |