| Orada bir yerlerde sekiz yaşında küçük bir çocuk var. | Open Subtitles | هناك طفل صغير بعمر 8 سنوات في مكان ما هناك |
| Paniklemiyor. Orada bir şey var ve ona doğru gidiyor. | Open Subtitles | إنه ليس مفزوعاً، هناك مكان ما هناك وهو متجه إليه |
| Daha önce üstünden geçtiğimizde Orada bir tanıdığının olduğu hissine kapıldım. | Open Subtitles | عندما كنا نسير بالخارج انتابني شعور انه يعرف شخص ما هناك |
| Bir şekilde seni arayacağım. Söylemem gereken çok şey var. | Open Subtitles | . إسمعيني ، سأهاتفكِ بطريقة ما هناك الكثير أود قوله |
| Bakın, Profesör. Şurada bir şey var. | Open Subtitles | إنظر , أيها الأستاذ يوجد شىء ما هناك |
| Hayatta düzeltemeyeceğin çok az hata vardır... yeter ki cesaretin olsun. | Open Subtitles | ولكنني اكتشفت شيء ما هناك بعض الاخطاء القليلة التي لا يمكن اصلاحها اذا كان لديك الشجاعة |
| - Ayrıca Tanrı bilir Ne var orada. | Open Subtitles | - والله يعلم ما هناك. |
| Sanırım kollektif güvenliğe karşı bireysel özgürlüğü aldığınızda, Orada bir yerlerde bir denge olmalı. | TED | أعتقد عندما تنزع حرية الفرد في مقابل السلامة الجماعية، يجب أن يوجد توازن في مكان ما هناك. |
| Orada bir şey olduğundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsun ? | Open Subtitles | ما الذى يجعلك متأكدا جدا أن هناك شئ ما هناك |
| Bundan emimin ki, Orada bir yerde size uygun olabilecek, idealist bir insana rastlarsınız. | Open Subtitles | أَنا متأكّدُ هناك شخص ما هناك الذي مثالي لَك. |
| Orada bir şeyler mi var, karnını doyurmaya çalışan. | Open Subtitles | إن كان هناك شيئا ما هناك إنه يلتقط بسرعة |
| Bilmiyorum ama çocuğun babası Orada bir yerlerde. | Open Subtitles | لا أعرف ، ولكن والد هذا الصبى موجود فى مكانا ما هناك |
| Bilmiyorum ama çocuğun babası Orada bir yerlerde. | Open Subtitles | لا أعرف، ولكن والد هذا الصبي موجود في مكانا ما هناك |
| Orada bir kız var uzakta henüz tanışmasam da | Open Subtitles | أجل , في مكان ما هناك عذراء لم أقابل مثيلاً لها في حياتي |
| Şurada, bir yerlerde olacak. Haydi, gidelim. | Open Subtitles | ,سكون في مكان ما هناك هيا بنا لنذهب |
| Ben birisini çok ama çok sevdiğimde onlara nasıl hissettiğimi gösterdiğim özel bir yol vardır. | Open Subtitles | عندما احب شخصا ما هناك طريقة لأظهر له ما احس به |
| - Orada bayagi iyi gidiyormussun gibime geldi. | Open Subtitles | يبدو أنك كنت تفكر في شئ ما هناك |
| Ve benim fotoğraf çalışmamın bir parçası şu Ben sadece orada orada ne olduğunu kayda almış olmuyorum. | TED | وجزء من عملي الفوتوغرافي هو ليس فقط توثيق ما هناك. |
| Dışarıda bir yerde vahşi hayvan var ve bu gece çok aç. | Open Subtitles | الوحش يتربص بنا فى مكان ما هناك و هو جائع الليله |
| Üstelik oralarda bir yerde yatan bir kişi daha var. | Open Subtitles | بالأضافة، أنك أصبت واحداً آخر راقداً في مكاناً ما هناك |