| Fakat bir süre önce fark ettim ki, sevgi artık karşılıklı değilmiş. | Open Subtitles | ولكنى ادركت منذ وقت مضى ان تأثيرى لم يكن متبادل بعد الآن |
| bu canlılarla karşılıklı fayda sağlayan sistemler bulabiliriz. | TED | أننا يمكن أن نجد نظام منفعة متبادل بين هذه المخلوقات. |
| Belki bu karşılıklı değil, bencil olmamalısın. | Open Subtitles | ربما أن هذا ليس متبادل لذا فهي أنانية منك |
| İnsanlar hep "ortak kararımızdı" der ama asla öyle değildir. | Open Subtitles | عندما يقول الناس أن هناك شئ متبادل لا يكون متبادلاً |
| Kemandan, stop lambalarına dağcılıktan, karşılıksız aşka kadar değişik takıntıları var. | Open Subtitles | من الكمان إلى المصابيح الخلفية على الشاحنات إلى الحب الغير متبادل |
| Aynen. Ben de. | Open Subtitles | الشعور متبادل, انا أيضاً. |
| Tuhaf görünebilir ama, kendimde ve diğer kişide bir anda ve karşılıklı aşkı ateşleyen... hiçbir şey olmadı. | Open Subtitles | ، ولكن، وقد تستغربوا من هذا ، ثمة شيء لم يحدث من قبل وهو أن أشعل حب في نفسي ، وفي شخص آخر .على الفور وبشكل متبادل |
| Ekteki tekliflerin onayınızı alacağı beklentisiyle... uzun süreli ve karşılıklı yarar sağlayacak bir ilişki umut ediyorum. | Open Subtitles | أتمنى ان تحوز المنتجات على إعجابكم أأمل في علاقه طويله و ناجحه بشكل متبادل |
| karşılıklı kazanç ilkesi üzerine kurulacak uzun süreli bir işbirliği çerçevesinde ekte sunulan tekliflerin tarafınızca onay göreceğini umuyor ve şimdiden hissetmekte olduğum şükran duyguları içinde, en derin saygılarımı sunuyorum. | Open Subtitles | أتمنى ان تحوز المنتجات على إعجابكم أأمل في علاقه طويله و ناجحه بشكل متبادل أعبر لكم عن امتناني الصادق |
| Zamanla olur. karşılıklı saygı olduğu sürece böyle bir şey gelişebilir. | Open Subtitles | هذا الشيئ يمكن أن ينمو مادام هناك احترام متبادل, مثل هذا الشيئ يمكن أن ينمو |
| Hem aşk dediğin nedir ki? karşılıklı saygıdır. Kendini adamadır. | Open Subtitles | لكن ما هو الحب ,إنة احترام متبادل و إخلاص إنه اهتمام شخص بشخص آخر |
| Hiç de öyle değil. Bu iki taraf içinde kârlı, karşılıklı bir iş anlaşması. | Open Subtitles | ليس بأى شكل من الأشكال هو بشكل متبادل ترتيب العمل المفيد |
| Elimi bu arabanın kapısının içinden geçiremememin tek sebebi, kapının atomları ile elimin atomlarının, karşılıklı etkileşimdeki bir frekansta olmasıdır. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي يمنعني من أن أضع يدي على باب السيارة هذه لأن ذرات الباب وذراتي تعملان على تردد تفاعلي بشكل متبادل |
| Birbirimize karşılıklı destek olacağımız türden bir arkadaşlığımız olsun istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن يكون لدينا هذا النوع من الصداقة أن يكون بيننا مساندة بشكل متبادل. |
| Haley, garip bir şekilde bana abayı yakmış, ...ve bunun karşılıklı olduğunu sanıyor, ama değil. | Open Subtitles | ليس كما بدا ليّ لقد كان لديها شعور نحوي، وظنت بأنه شعور متبادل |
| Eğer Usame, Filistinlileri bu kadar çok önemsiyorsa, bu duygunun karşılıklı olduğunu görmek isterdim. | Open Subtitles | لو كان اسامة يهتم بشان الفلسطينيين كثيرا اردت رؤية لو ان الشعور متبادل ولو كان كلك |
| Eğer karşılıklı saygı çerçevesinde yaşamaya devam etmek istiyorsak işlediğiniz bu kabahatin cezasız kalmaması konusunda eminim ki benimle aynı fikirde olacaksınız. | Open Subtitles | لا بد أنكم توافقون معي أنه لا يمكنني أن أمرر فعلتكم دون عقاب إذا أردنا أن نستمر بحياتنا باحترام متبادل |
| İnsanlar hep "ortak kararımızdı" der ama asla öyle değildir. | Open Subtitles | عندما يقول الناس أن هناك شئ متبادل لا يكون متبادلاً |
| Suçlu ikimizin ortak bir tanıdığı. | Open Subtitles | و كان هذا اعتراف متبادل بين المجموعه المذنبه |
| Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey. Bu karşılıksız bir sevgi. | TED | لذا إن الأمر يتعدى حب الذات إنه حب غير متبادل للذات |
| Aynen Genel Sekreter. Chad Decker'ı tanıştırabilir miyim? | Open Subtitles | الشعور متبادل يا حضرة الأمين العام هل لي أن أعرفك بـ (تشاد ديكر)؟ |
| Duyguları karşılıklıydı - Ne? - Brahms Wagner'i küçümserdi. | Open Subtitles | الشعور كان متبادل حسناً لا تستطيعين المقارنة بينهم حول شيء واحد |
| Baskıcı baba figürünü memnun etmek istiyor ama karşılığındaki sevgi yoksunluğu gücüne gidiyor. | Open Subtitles | انه يريد إرضاء صورة شخصية الأب المتطلب مما يُمثل غياب أي خيال متبادل |
| - Tamam. - Tamam, kararda mutabıkız. | Open Subtitles | ـ حسنًا ـ حسنًا، أنه قرار متبادل |
| Bilmukabele. | Open Subtitles | إنه شعور متبادل |