| Bir yemek şirketi, dana eti vermeyi reddetti. | Open Subtitles | . لدى متعهد تجهيز أطعمة يرفض تقديم لحم البقر |
| Kendini böyle avutmaya devam et. Neyse, yeni bir yiyecek servisi bulalım. | Open Subtitles | حسنا, تستمرين تقنعين نفسك بذلك على العموم, نحتاج لتعيين متعهد حفلات جديد |
| Kentteki her girişimci bunu yaptı. | Open Subtitles | وكذلك فعل كل متعهد بناء اخر في المدينة |
| Yaşlı üye! | Open Subtitles | متعهد قديم! متعهد قديم! |
| Noelde çalışan bir yemek firması buldum. | Open Subtitles | لقد وجدت متعهد حفلات يعمل في ليلة الميلاد |
| Erkek arkadaşını işini iyi yapan bir müteahhit olarak görmek isterdim. | Open Subtitles | أريد أن أرى حبيبك متعهد البناء يقوم بعمل أفضل |
| 29 yaşında. Internet girişimcisi. | Open Subtitles | متعهد أعمال أنترنت بعمر 29 عاماً |
| Plan işe yarıyor. Ve yemek şirketi için yardımlarına da teşekkürler. | Open Subtitles | يبدو ان الخطة ستنجح وشكرا على مساعدتك في اختيار متعهد تقديم الطعام |
| Yemek şirketi ile pastacı hanım için çekler yazman... | Open Subtitles | عليك تحرير الشيكات من أجل متعهد الحفل ، والمسؤولة عن الكعكة |
| Kamyoneti devrilen yemek şirketi çalışanıyla gitti. | Open Subtitles | لقد ركب مع متعهد الطعام الذيانقلببسيارته، |
| İkram servisi, orkestra, konuk listesi. | Open Subtitles | متعهد الطعام، والكعكة، والأوركسترا، وقائمة المدعوين |
| Şey, açıkça görülüyor ki, yemek servisi bulmamız gerek. | Open Subtitles | لا يمكنني الطهي للجميع حسناً , من الواضح , أننا نحتاج متعهد طعام |
| Senin gibi genç bir girişimci için pek çok fırsat var. | Open Subtitles | الكثير من الفرص من اجل متعهد شاب مثلك |
| Innatron'un, atıklarını elden çıkarmak için bağımsız bir girişimci ile anlaştığını söylüyor. | Open Subtitles | يقول أن عقد (إنّاترون) للتخلص من النفايات يعود إلى متعهد مستقل |
| Yaşlı üye! | Open Subtitles | متعهد قديم! |
| Aslında, sence annemi en çok hangisi mutlu eder-- yemek firması mı, fotoğrafçı mı, | Open Subtitles | في الواقع، ماذا تظنه سيبهج أمي أكثر تدبير متعهد الحفلات، المصور أو الشخص الذي يهتم بالطباعة ؟ |
| Karım kıyafet dolabı yaptırmanın hayaliyle yaşıyordu o yüzden ben de bir müteahhit ayarladım. | Open Subtitles | إن زوجتي تحلمُ دائمًا بخزانة متحركة, لذلك قمت بتعيين متعهد و أقوم ببناء واحدة خاصة بها. |
| Özel savunma girişimcisi. | Open Subtitles | إنها متعهد دفاع خاص |
| Bir yıI sonra, her 100 asker için 70 taşeron vardı. | Open Subtitles | فى أوائل 2007 مقابل كل 100 جندى كان هناك 70 متعهد |
| Size çevreyi iyi bilen, sözleşmeli bir görevli gönderiyorum. | Open Subtitles | سأرسل لك متعهد شخصى يعلم المنطقة |
| Bugün yemek şirketinin son ödemesini yapmalıyız. | Open Subtitles | حسناً ، اليوم يجب أن نلقى النظرة الأخيرة على متعهد تجهيز الطعام |
| Orada büyük organizatör bizi izliyor, bizi New York'a gönderiyor. | Open Subtitles | و عندها سيرانا متعهد كبير و بعد ذلك سيرسلنا إلى نيويورك |
| Londra'daki herkes benim önemli bir menajer olduğumu bilir | Open Subtitles | الجميع في لندن يعرفني باعتبارها متعهد المهم. |