| Seni anladığımızı bilmeni istiyoruz. İstediğin zaman gitmekte özgürsün. | Open Subtitles | نريدك أن تعرفي أننا نتفهم الأمر ويمكنك الرحيل متى شئت |
| Ben döndüm, yani istediğin zaman gidebilirsin. | Open Subtitles | حسنا انا بالمنزل وعلى ذلك يمكنك ان تخرج متى شئت |
| Her zaman orada olacaklar. Ve istediğin zaman onlara doğru yüzebilirsin. | Open Subtitles | سيكونان دائما هناك و ستسبحين اليهما متى شئت |
| Robbie şeriflik görevinin ne zaman istersen senin olduğunu söylememi istedi. | Open Subtitles | روبي قال ان اخبرك ان وظيفة الشرطي لك متى شئت |
| ne zaman istersen buraya gelebiliriz, tamam mı? | Open Subtitles | و يمكننا أن نأتي إلى هنا متى شئت, اتفقنا؟ |
| Ama istediğim zaman gidebilirim. Bunun gönüllü işi olduğunu söylemiştiniz. | Open Subtitles | لكن يمكنني أن أخرج متى شئت أنت قلت أنه عمل تطوعي |
| Örneğin, istediğin zaman gitmekte özgürsün. | Open Subtitles | مثلاً، أنت حر بمغادرة هذا المكان متى شئت |
| Ve istediğin zaman buraya gelebiliriz, tamam mı? | Open Subtitles | و يمكننا أن نأتي إلى هنا متى شئت, اتفقنا؟ |
| İstediğin zaman bütün bilgileri hatırlayabilecek kabiliyete sahipsin. | Open Subtitles | لديك القدرة لإستخراج أيّ معلومة متى شئت. |
| İstediğin zaman gelip burada kalabilirsin. | Open Subtitles | مرحب بك للبقاء هنا قدر ما تشائين و متى شئت |
| Hedefin bensem eğer, beni zaten istediğin zaman götürebilirdin. | Open Subtitles | إذا كُنتُ هدفك , لكان بإمكانك أن تأخُذَني متى شئت |
| Yargıcı boş ver. İstediğin zaman çocukları alabilirsin. | Open Subtitles | دعك من القاضي، يمكنك أخذ الأولاد متى شئت |
| Benimle istediğin zaman uğraşabilirsin. Gidebilir miyim artık? | Open Subtitles | يمكنك أن تعبث معي متى شئت ، هل يمكنني أن اذهب الان؟ |
| Sadece konuştuğumuzu hatırlatmak isterim. ne zaman istersen gidebilirsin. | Open Subtitles | أريد أن أوضّح أننا نتحدّث فحسب أنتَ حرّ في المغاردة متى شئت |
| Yani ne zaman istersen, zengin birinin hesabından çek kesebiliyorsun. | Open Subtitles | إذاً لا تقوم سوى بكتابة صك من حساب شخص ثري متى شئت. |
| ne zaman istersen Şükran Günü'nü bizimle geçirebilirsin. | Open Subtitles | نرحب بك للمجيء والاحتفال بعيد الشكر معنا متى شئت. |
| Sonrasında ne zaman istersen buraya gelebilirsin. | Open Subtitles | عند ذلك يمكنك أن تأتي إلى هنا متى شئت. |
| Sen ne zaman istersen gitmekte özgürsün. | Open Subtitles | أنت إلى حد كبير حرة لترحلي متى شئت |
| O benim de oğlum ve onu istediğim zaman alırım. Anladın mı? | Open Subtitles | انه ابني كذلك واستطيع ان أخذ ابني متى شئت ، اتفهمين ذلك ؟ |
| Umrunda olmalı. İstediğim zaman bu şeye son verebilirim. | Open Subtitles | حسناً، عليه أن يهتم، لا زال بإمكاني إفساد الأمر برمته متى شئت |
| - İhtiyacım yok. İstediğim zaman bırakabilirim. | Open Subtitles | لست بحاجة إليه، أستطيع الإقلاع متى شئت. |
| Yaşlı kadınların zayıf yanı bu. Yatağınıza gidin. Ne zaman istersem o zaman gideceğim Quilp... | Open Subtitles | إنها نقطة ضعف العجائز,إذهبي للنوم سأنام متى شئت ,كويلب |
| İstediğin an gitmekte özgürsün. | Open Subtitles | أنت حرٌ في الذهاب متى شئت |