| Burada daha büyük sorunlarımız var, mesela dışarı nasıl canlı çıkacağız? | Open Subtitles | أمور أكبر لدينا هنا مثل كيف نخرج من هنا أحياء ؟ |
| Bir kaç özel soru bulunmakta, mesela İlk nasıl asıldınız gibi. | Open Subtitles | و هنالك عدة أسئلة عليها مثل كيف أدمنتي عليها في البداية |
| Ancak gerçekten ciddi bir konu olduğunda, mesela kariyerimiz nasıl bir yön alacak veya kimle evlenmeliyiz konusu, niçin içgüdülerimizin yavaş ve düzgün analizlere göre daha iyi olduğu kanısındayız? | TED | لكن عندما يتعلّق الأمر بالأشياء الهامةّ حقاً، مثل كيف سيكون مسارنا المهني أو من ينبغي علينا تزوّجه، لماذا علينا الافتراض بأنّ حدسنا أفضل تقديراً لتلك الأشياء من التحليل البطيء واللائق؟ |
| Ne gibi? | Open Subtitles | مثل كيف ؟ |
| Tıpkı, yetersiz miktardaki gıda ve işin nasıl dağıtılacağı gibi. | Open Subtitles | مثل كيف يجب أن توزع الإمدادات الغير كافية من الغذاء والوظائف ؟ |
| Tıpkı annemin beni 6 yaşıma kadar emzirmesi... ..ve şimdi de yerine kimseyi koyamamam gibi. | Open Subtitles | مثل كيف أنّ أمّي أرضعتني من ثديها حتّى بلغتُ السادسة ولا يمكن لامرأة مضاهاتها الآن |
| Evet, mesela üçümüzün birer karı bulmasına? | Open Subtitles | نعم، مثل كيف نحن الثلاثة سوف نقيم علاقة غرامية؟ |
| İnekle tavuğun hiç tanışmamış oldukları halde bir araya gelmeleri, mesela. | Open Subtitles | مثل كيف أن البقرة والدجاجة أصبحا مع بعضهما البعض رغم أنهما لم يتقابلان |
| Evet, mesela oğlunun böyle ölmesine nasıl izin verebildiğin gibi. | Open Subtitles | ..حقاً؟ مثل كيف تسمحين لإبنك أن يموت هكذا |
| mesela tüm bu tıp bilgisini nasıl bilebildiğim gibi. | Open Subtitles | تعرفى، مثل كيف حصلت على كل تلك المعارف الطبية |
| İnternetten çok şey öğrenebiliyorsun, mesela normal gübre ve boyadan patlayıcı yapmak gibi. | Open Subtitles | يمكنكِ ان تتعلمي الكثير من الانترنت مثل كيف ان تحولي السماد العادي والطلاء الى متفجرات |
| Bu da bir başka gizem, mesela nasıl oluyor da giysilerim temizlenip çekmecelere yerleştiriliyor? | Open Subtitles | مثل كيف أنّ ملابسي تُنظّف ثُمّ تُوضع في الأدراج ؟ |
| Tıpkı evsiz bir adama sandviçinden ısırık verip | Open Subtitles | أنها مثل كيف تعطي لقمات طعامك لرجل متشرد محتال |
| Tıpkı babamın tuvalette mumya rolü yapması gibi. | Open Subtitles | مثل كيف يتظاهر أبى بأنه مومياء عندما يكون فى الحمام |
| Evet. Tıpkı hâlâ birbirimize sahip olmamız gibi. | Open Subtitles | صحيح ، مثل كيف اننا لا زلنا نحظى ببعضنا البعض |