| O'nu vuran adamla ilgili benzer bir hikayeyi mahkemeye katıldığında da duymuştu. | TED | سمع حكاية مشابهة عن الرجل الذي اطق النار عليه مرة أخرى حين حضر محاكمته. |
| - mahkemeye kadar serbest kalır. - mahkemeye giderse. | Open Subtitles | ويظل حرا الي ان تتم محاكمته اذا كان الامر يستدعي المحاكمه |
| Duruşması gelmek üzereydi ve bir şekilde bu itirafın reddedilmesi gerekliydi. | Open Subtitles | كان موعد محاكمته قد إقترب وبطريقة ما يجب أن يتخلص من إعترافه السابق ويكذبه |
| Mahkemesi önümüzdeki hafta ve onu bulamıyorum. | Open Subtitles | ستعقد محاكمته الأسبوع القادم ولا أستطيع العثور عليه. |
| Çünkü Red John'u yakaladığımızda onu gözaltına alacağız ve hukuk mahkemesinde yargılanacak. | Open Subtitles | فسنقوم بوضعه رهن الإعتقال -و ستتم محاكمته بمحكمة قانونية -ليس طالما أتنفّس |
| Bulunduğu yerde, kendisine Eichmann davası hakkında kitaplar gönderilmiş ve onları okumamış bile. | Open Subtitles | كان شاهد على ايكمان خلال محاكمته وحصل على نص المحاكمة مكتوب ولم يقرأ صفحة واحدة |
| Sonrasında, Bay Carillo'yu serbest bıraktı, böylece savcılık tekrar duruşma düzenlerse o da kendi savunması için hazırlanabilecekti, | TED | علاوه على ذلك،أفرج عن السيد كاريو بحيث يتمكن من المساعدة في إعداد الدفاع عن نفسه إذا قررت النيابة إعادة محاكمته. |
| Görünüşte, mahkemede yargılanması saçma gelebilir ama... mahkeme suçlunun cezalandırılmasından ibaret değildir. | Open Subtitles | ظاهرياً، قد تبدو محاكمته أمراً سخيفاً. ولكن تنطوي المحاكمة على ما هو أكثر من معاقبة المخطئ. |
| US hükümeti narkotik bölümü Thai hükümeti ile bağlantı kurdu General Yang'un Amerikaya iade edilerek bu hafta mahkemeye çıkarılmasını talep ettiler. | Open Subtitles | وكالة مكافحة المخدرات الأمريكية اتصلت بالحكومة التايلاندية لتسلم الجنرال للولايات المتحدة حتى تتم محاكمته هذا الاسبوع |
| Bu olayı hâlâ mahkemeye götürme şansımız var. Yeni kanıt bulacağım. Söz veriyorum. | Open Subtitles | لا زال بإستطاعتنا محاكمته مجدداً سأجد دليلاً جديداً، أعدكَ بهذا |
| Yanılıyorsam düzeltin ama Çavuş Gary askeri mahkemeye çıkmamış mıydı? | Open Subtitles | صححيني إذا كنت خاطئة أليس الظابط غاري تمت محاكمته محاكمة عسكرية ؟ |
| Bu da Neurath'ın Paraguay'daki mahkemeye neden çıkamadığını açıklıyor. | Open Subtitles | هذا يفسـر لم نيوراث لم يعش حتى يرى محاكمته |
| Müvekkilim Duruşması sırasında yatağından düşen hasta bir adam. | Open Subtitles | ان موكلي رجلا مريضا كثير الوقوع من علي سريره اثناء محاكمته |
| Bu mektuplar Sweeney'nin Duruşması ile ilgili detaylarla dolu. | Open Subtitles | هذه الرسائل ممتلئة بمصطلحات تم استخدامها في محاكمته السابقة |
| Mahkemesi iki ay sonraya ertelendi. | Open Subtitles | لقد تم تحديد محاكمته بعد 8اسابيع من الان |
| İstersek savaş suçlusu olarak yargılanacak. | Open Subtitles | يمكن محاكمته على أنه مجرم حرب , إذا كنا نريد. |
| - Yarın Terrance Jones'un davası başlıyor ve biz orada olacağız. | Open Subtitles | - انظري لك .. - وفي الغد تبدأ محاكمته وسوف نكون معكم هناك |
| Ceza duruşmasında, hani şu kararın bozulduğu duruşma mı? | Open Subtitles | محاكمته منذ أن تم رفضها ولكن لكي أكون دقيقا |
| mahkeme kararı üç hafta içinde verir.Jüri seçimi pazartesi günü başlar. | Open Subtitles | محاكمته خلال ثلاثة أسابيع يبدأ اختيار هيئة المحلفين يوم الإثنين |
| Gaztede, mahkemede çekilmiş resmini gördüm sanki gözlerinde bir şey benimle konuşuyordu. | Open Subtitles | رأيت صورته في الجريدة أثناء محاكمته .. ورأيت شيئاً في تلك العينين وكأنهما تحدثانني |
| Bu yüzden Duruşmaya kadar Bay Keaaton hapiste kalacak. | Open Subtitles | لذا فمستر كيتون سيبقى في السجن حتى تبدأ محاكمته |
| Biz buna inanmıyoruz. Eddie davasından hemen önce 400 bin doları yok etti. | Open Subtitles | نحن لا نصدق ذلك ، إيدي صرف 400,000$ مباشرة قبل محاكمته |
| Aynı suçtan ikinci kez yargılama olur, yargılandı, suçsuz bulundu. | Open Subtitles | إتهامه إتهام مزدوج لقد تم محاكمته, وتم تبرأته |
| Çocuğu, iki cinayetten ötürü yargılanmak üzere. | Open Subtitles | و ولده ينتظر محاكمته بتهمة القتل المزدوج |
| Adı Neil Perry. İlçe tutukevinde duruşmasını bekliyor. | Open Subtitles | اسمه (نيل بيري)، وهو ينتظر محاكمته بالمقاطعة |
| Yerel yetkililer yarın profesörün Duruşmasının yapılacağını ve kefaletle bırakılmayacağını söylüyor. | Open Subtitles | أدلت السُلطات المحلية بأنه سوف يواجه بهذه التهم أثناء محاكمته غداً لم يتم تحديد كفالة |