| İyi denemeydi. Ama bu defa yanımızda dostlarımız da var. | Open Subtitles | محاوله جيده و لكننا احضرنا اصدقائنا هذه المره |
| İyi denemeydi ama toplantı odasına forkliftle dalıp iki insanı hastanelik yapan ben değilim. | Open Subtitles | محاوله جيده ولكنني لست من قاد الرافعه إلى غرفة الإجتماعات وإرسال شخصين إلى المشفى |
| Ah, iyi denemeydi, ama, hayır, ben Hickenlooper için oy olmayacaktır. | Open Subtitles | اوه, محاوله جيده , لا لن اصوت لـ هيكينلوبير |
| Burada tüm yaptıkları, insanları hayatta tutmaya çalışmak... | Open Subtitles | كل ما يفعلون بالداخل هو محاوله جعل الناس أحياء |
| İyi deneme, cicişler. Bir dahaki sefere bol şans. | Open Subtitles | محاوله جيده ياعزيزتى حظ سعيد المره القادمه |
| Bu sabah 8:00de Senatör Palmer'a bir suikast girişimi oldu. | Open Subtitles | فى الثامنه هذا الصباح كان هناك محاوله اغتيال للسيناتور "بالمير" |
| İyi denemeydi aslında. | Open Subtitles | لقد كانت محاوله لطيفه, بالرغم من ذلك |
| O tavuk bir efsane. İyi denemeydi efendim. | Open Subtitles | الدجاجه أسطوره, محاوله جيده يا سيدي |
| İyi denemeydi evlat. | Open Subtitles | محاوله جيده يا بنى |
| İyi denemeydi Yugi. Bu hamleyi yapacağını biliyordum. | Open Subtitles | محاوله جيده ، ولكنها متوقعه |
| İyi denemeydi, leş nefesli. | Open Subtitles | محاوله جيده ايها الابله |
| - Evet, doğru. İyi denemeydi yılan. | Open Subtitles | نعم صحيح محاوله جيده يا افعى |
| İyi denemeydi Yugi. Bu hamleyi yapacağını biliyordum. | Open Subtitles | محاوله جيده ، ولكنها متوقعه |
| - Bobby Z benim! - İyi denemeydi, Tim! | Open Subtitles | انا بوبي زي - محاوله جيده تيم - |
| Ama iyi denemeydi. | Open Subtitles | محاوله جيّدة، أعتقد |
| Hayır, ama iyi denemeydi. | Open Subtitles | لا,ولكنها محاوله جيده |
| İyi denemeydi, Jim. Evet, bazı eşek şakaların geçmişte işe yaradı, ama bugün yaramayacak. | Open Subtitles | محاوله جيده (جيم) مزحاتك لم تنطلي في الماضي ولن تنجح اليوم |
| Bak, biliyorum Susan senin için piyangoydu ve onun gibisini bir kez daha bulmaya çalışmak açgözlülük anlamına gelecek ama dört yıl oldu. | Open Subtitles | بأنك عشت مع سوزان كأنك رابح اليانصيب وستشعرك محاوله أخرى بأنك جشع لكن مضت أربع سنوات |
| Biliyorsun, durumunun avantajlarını görmezden gelmeye çalışmak anlamsız. | Open Subtitles | أتعرفين أنه غير مجدى محاوله إنكار المميزات لوضعك |
| Ama elimizde, yeniden başlamak için mükemmel bir şans var. | Open Subtitles | لاكن هذه محاوله عظيمه لي نبدا بي جديده |
| Eğer Tina doğum sonrası depresyon yaşıyorsa yangın baştan savma bir intihar girişimi olabilir. | Open Subtitles | اذا كانت "تينا" تعاني من اكتئاب ما بعد الولادة، - الحريق ممكن ان يكون محاوله انتحار فاشله ذلك تقريبا قتل طفلها |
| Çok tiz bir vızıltı sesi vardı ve şu e-maillerden bir tane daha aldık. "Bu günden sağ kurtulmaya çalışmanda iyi eğlenceler" yazıyordu. | Open Subtitles | كان هناك نوعاً من الذبذبات عالي الصوت ولقد وصلتنا واحده أخرى البريد الاكتروني من تلك الرسائل كانت تقول وقتاً ممتعاً في محاوله النجاة لهذا اليوم |