| Dünya daha sıcaktı, erimiş sıcak kaya topu henüz katılaşmaya başlamıştı. | Open Subtitles | الأرض كانت أسخن كانت قد تصلبت للتو من كرة صخرية مذابة |
| Kesin bir iz yok. Daha çok... - Kapı mandalının etrafı tamamen erimiş. | Open Subtitles | لا يوجد آثار قطع واضحة كما لو أن كل المساحة المحيطة بالمزلاج مذابة |
| İyi kızarmış patates kızartması, erimiş İsviçre peyniri ve et suyu sosu ayrı bir tabakta. | Open Subtitles | بطاطس مقلية مع جبنة سويسرية مذابة و صلصة اللحم، في نفس الطبق. |
| Sıcak bazaltik lavdan, 2.000 derecedeki magmadan ve erimiş kayadan oluşan bir nehir. | Open Subtitles | ،من الحمم البازَلتية الساخنة صُهارة حرارتها 2000 درجة، صخور مذابة |
| Küvetin içinde bir ceset var. Sudkostik çözeltisinde eritilmiş gibi görünüyor. | Open Subtitles | لدينا جثة بالمغطس مذابة بالبوتاس كما يبدو |
| erimiş çöp kovası gibi geliyor mu? | Open Subtitles | هل تبدو كسلة نفايات مذابة بالنسبة لك ؟ |
| Ve sonra Dünya erimiş hale gelir. | Open Subtitles | وصارت الأرض مذابة |
| Seni seven biri üzerine erimiş yağ koydu! | Open Subtitles | حسنا، شخص يحبّك وضع زبدة مذابة عليه! |
| Kaynayan erimiş bir kütledir. | Open Subtitles | ...إنه كتلة مذابة حارقة |
| Diyelim ki çözeltide eritilmiş, elleri ve kafası olmayan bir ceset buldun ilk varsayımın ne olurdu? | Open Subtitles | تجد جثة مذابة بالبوتاس ...واليدين والرأس مفقودين ما أول افتراض لك؟ |