| Çünkü tam ortasındayken değişim çok ama çok kafa karıştırıcı görünüyor. | TED | لأن الإنتقال يبدوا مربكا للغاية، عندما نكون في وسطه تماما. |
| Gittikçe daha hızlanıyor, bu nedenle çok kafa karıştırıcı göründüğünü düşünüyorum. | TED | ويصبح الشيء أسرع وهذا حسب إعتقادي ما يبدو مربكا للغاية. |
| Bunun kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum ama odaklanman gerek. | Open Subtitles | الآن، أعلم أن هذا سيكون مربكا لكني أريدك أن تركز |
| Bunlar, kafa karıştırıcı falan, ve ben öylece gelip ha deyince yapamıyorum. | Open Subtitles | هذا مربكا وكل شيء، وأنا لا يمكن أن مجرد المشي في الشارع قبالة والقيام بعملك على الفور. |
| Charlotte için Samantha 'nın kalbinin kırılmış olması, bir eşcinselle öpüşmekten bile daha kafa karıştırıcıydı. | Open Subtitles | تخيل سامانثا مع كسر في القلب... ... وكان أكثر مربكا للشارلوت من قبلة الفرنسية من رجل مثلي الجنس. |
| O dünyanın ne kadar kafa karıştırıcı ve boktan olduğunu hepimiz anlıyoruz. | Open Subtitles | نحن نفهم أن ذلك العالم كان مربكا و مشوشا |
| Bunun senin için oldukça kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم أن هذا ربما يكون مربكا جدا بالنسبة لك |
| Ama Bart, bunun senin için çok kafa karıştırıcı olacağını düşündü. | Open Subtitles | لكن "بارت " اعتقد ان الامر سيكون مربكا بالنسبة لك |
| Bu kafa karıştırıcı olacak, ha? | Open Subtitles | سيكون هذا مربكا ,ها؟ |
| Kulağa kafa karıştırıcı geliyor. | Open Subtitles | يبدو هذا مربكا نوعا ما |
| Senin için çok kafa karıştırıcı olmalı. | Open Subtitles | هذا فعلا مربكا لك |
| Bak şimdi bu kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | أرأيت، يبدو هذا مربكا الآن |
| İki Jared kafa karıştırıcı olmaz mı? | Open Subtitles | هل سيكون مربكا وجود اثنين (جاريد)؟ |
| (Kahkahalar) kafa karıştırıcı zamanlar. | TED | (ضحك) لقد كان وقتا مربكا |
| Ve kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | -و مربكا كذلك |
| Yatırımcı mı neymiş. Biraz kafa karıştırıcıydı. | Open Subtitles | كان هذا مربكا. |