| Yatak odası. Yeni bir şilte koyduk. Gerçekten rahat olmalı. | Open Subtitles | غرفة النوم أين يوجد فراش جديد نتمنى أن يكون مريحاً |
| Bu gece rahat edebilmeniz için hanemizi yalnızca sizin için kapattık. | Open Subtitles | الليلة، قمنا بغلق منزلنا لأجلك فقط، لذا أتمنى بأن تجده مريحاً |
| Neden evde rahat rahat banyonu yapmıyorsun? | Open Subtitles | لم لا تأخذ حماماً مريحاً فى المنزل حيث المياه الساخنة والباردة؟ |
| Biliyor musun, etraftayken bu kadar çok rahat olduğum birini hiç tanımadım. | Open Subtitles | هل تعرفين أنني لم أعرف شخصاً مريحاً مثله؟ |
| Tek yaptığım, kendime manzaralı ve rahat bir koltuk bulmaya çalışmak. | Open Subtitles | أنا احاول فقط أن أجد لنفسي مقعداً مريحاً لمنظر جميل |
| Tanrım, bu yatak o kadar rahat ki. | Open Subtitles | يا إلاهى ، إن هذا السرير كان مريحاً للغاية |
| Çünkü doğrudan çöpün içinden -yesen kendini daha rahat hissederdin. | Open Subtitles | إذا لم يكن هذا مريحاً لك يمكنك الأكل من القمامة بلا تردد |
| Tanıdığı insanlarla birlikte olacak. Eğlenceli olacak. rahat hissedeceksin. | Open Subtitles | سيكون مع أناس يعرفهم سيكون الأمر ممتعاً و مريحاً |
| Hiç rahat görünmüyor ki! Bir de kravat takmışsın. | Open Subtitles | يارفيق ، هذا لا يبدو مريحاً إطلاقاً أنت ترتدي رابطة عنق. |
| İnsanlara yardım etmek her zaman rahat olmayabilir, Jamie. | Open Subtitles | أتعلمين ، أن الوضع ليس مريحاً دائماً. لمساعدة الناس ،جيمي. |
| Ev sergilemek sadece rahat davranmakla ilgili. | Open Subtitles | الآن تمثيل منزل مفتوح يتعلق بأن تجعليه يبدو كأنه مريحاً |
| Evet, muhtemelen kendi odanda daha rahat olacaksındır | Open Subtitles | أجل، ربما سيكون مريحاً أكثر أن تكوني في غرفتكِ |
| rahat değilim çünkü... "Kendim gibi davranırsam... "....belki aptalca bir şey söyleyebilirim... | Open Subtitles | ذلك ليس مريحاً ، لأن هل يجب علي أن أكون نفسي تماماً حيث سأقول شيئاً غبياً للغاية |
| Ama çok rahat, kıçım evindeymiş gibi hissediyor. Gördün mü? | Open Subtitles | ولكنه مريحاً جدا لمؤخرتي ,أشعر وكأنني قد رجعت وطني |
| Elbisen de deli gömleği kadar rahat. | Open Subtitles | وفستانك ليس مريحاً تماماً كما لو كان معطفاً منشى |
| Başka bir karakter ne kadar uygun olduğuna dikkat çeker. | Open Subtitles | شخصية أخرى , تظهر للخارج لتوضح كم كان هذا مريحاً |
| Gerçek şu ki, insanların yapabileceği bir sürü şey var; hakkında konuşmaya başlamak, ne hissettiklerini açıklamak ve bunun üzerine konuşmak, rahatsız edici hissettirdiğinde dahi. | TED | ولكن الحقيقية أن الناس يستطيعون القيام بالكثير، بدءاً بالكلام عن هذا الموضوع، والتعبير عن مشاعرهم بهذا الشأن بالتحدث عنه، حتى لو لم يكن الأمر مريحاً. |
| Evet bayanlar iyi uykular. | Open Subtitles | أوه و الان ايها السيدات نوماً مريحاً |
| Onlar acayip rahattı! | Open Subtitles | كان مريحاً جداً |
| Bu küçük haber başımıza gelenleri anlamıza yardımcı olarak teselli etti. | TED | كان ذلك الخبر مريحاً بعض الشيء لنفهم ما قد حصل لنا الآن |
| Bir süre bu baharat dükkanında burada kalabilirim çok konforlu değil, | Open Subtitles | إذاً, ربما أستطيع البقاء هنا في محل التوابل لفترة إنه ليس مريحاً للغاية |
| En azından bu durumun rahatsızlık verici olduğuna ve belki de kötü bir yere gittiğine hepimiz hemfikir miyiz? | Open Subtitles | هل يمكننا على الأقل أن نتفق أن هذا ليس مريحاً وربما نتجه إلى شئ سيئ؟ |
| Kolay olduğu için seni dönüştürmedim ya da kan ihtiyacı için. | Open Subtitles | , لم أحوّلك لأنّ الأمر كان مريحاً أو لحاجة أنانيّة للدماء |