| Hepimiz değişik ruh durumlarına sahibiz. | Open Subtitles | لا يوجد شئ غريب فى ذلك إن لدينا جميعاً حالات مزاجية |
| Tabi ki, ruh halinizde hızlı değişiklikler, istek kaybı ve kişisel yavanlık yaşayabilirsin, ama endişelenmeyin. | Open Subtitles | بالطبع يمكنك أن تعاني من تقلبات مزاجية وفقدان الرغبة وجفاف الجسد |
| Bakın. "Ağız kuruluğuna, ruh halinin değişimine ve gece garip şeylere neden olabilir." | Open Subtitles | أرأيت؟ قد يسبب جفاف الفم وتقلبات مزاجية ، وجنوناً ليلياً |
| Yeni bir yere taşınınca biraz huysuz oluyorum. | Open Subtitles | أصبح مزاجية تماما في بداية إنتقالي إلى مكان جديد |
| Herkes senin hamilelikten dolayı huysuz olduğunu söylüyor, fakat yanılıyorlar. | Open Subtitles | تعلمين كل الناس تقول عنك بانك مزاجية بسبب الحمل لكنهم مخطئين. |
| Şu an pek düğün havasında olduğunu sanmıyorum ama? | Open Subtitles | لا أتوقع أنكِ في حالة مزاجية لحضور حفل زفاف؟ |
| Sürekli serviste çok kaprisli tam bir baş belası. | Open Subtitles | دائماً يأخذها للإصلاح سيّارة مزاجية جداً، ومزعجة للغاية |
| Ama mutluluk bir ruh hâlidir, bir durumdur; amaç değildir. | Open Subtitles | لكن السعادة هي حالة مزاجية إنها حالة وليست اتجاه |
| Bunların yanı sıra aşırıya kaçan ruh hâli değişiklikleri var. | Open Subtitles | إنها تعاني أيضاً من تغيّرات مزاجية حادّة |
| Biraz, ve şu kıl yüzünden kullandığım haplar sayesinde ruh halim sürekli değişiyor. | Open Subtitles | قليلا وتلك حبوب عناية بالشعر تعطيني تقلبات مزاجية مجنونة |
| Ani ruh hali değişikliği, duygu patlamaları ve kararlarındaki diğer tuhaflıklar. | Open Subtitles | تغيرات مزاجية وأفكار مفاجئة وتغيرات أحكامك |
| Bu umut oldu, ve umut dolu bir ruh olarak seni gönderen göklerin tanrısına teşekkür ederim. | Open Subtitles | ، كان الأمل وأشكر السماء على أنك كُنت في حالة مزاجية مُفعمة بالأمل |
| Garip bir ruh hali içindeyim. | Open Subtitles | يبدو أنني لست في حال مزاجية جيدة |
| Ve yorgun olduğumda, huysuz olurum. | Open Subtitles | و عندما اصبح تعبه .. اصبح مزاجية |
| Seni huysuz düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا اتخيل انكِ مزاجية |
| Seni huysuz düşünemiyorum." | Open Subtitles | لا اتخيل انكِ مزاجية |
| Seninle beraberken de böyle huysuz muydu? | Open Subtitles | هل هي مزاجية معك ؟ |
| İşe bak, Tabiat Ana bu ara havasında değil sanırım. | Open Subtitles | الطبيعة الأم في حالة مزاجية سيئة في الآونة الأخيرة. |
| Şuraya bak. Tam havasında. | Open Subtitles | إحترسي إنها في حالة مزاجية سيئة |
| Ben kaprisli, kendini beğenmiş biriyim. | Open Subtitles | أنا مزاجية , و لدي تلك الهواجس الذاتية |
| Ama sen istediğin için değil. Çünkü şu an müthiş havamdayım ve sen bunu mahvediyorsun. | Open Subtitles | لكن ليس من أجلك .. بل لإنى فى حالة مزاجية جيدة |
| hiç havamda değilim. Ben gidiyorum, ve senin de gitmeni arzu ediyorum. | Open Subtitles | أنا لست في حالة مزاجية سأرحل وأتمنى لك ان تغادر أيضا |