| Lange peşinde. Benim ensemde bitmesi an meselesi. | Open Subtitles | لانجي قد وصل اليك وما هي الا مسأله وقت قبل ان يصل الي |
| Beni İsrail'den sınır dışı etmeleri an meselesi. | Open Subtitles | إنها مسأله وقت حتى يخرجوني من أسوار إسرائيل |
| Bunların ortaya çıkmasının an meselesi olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | لقد عرفت أنها كانت فقط مسأله وقت حتى يلحق بى كل هذا |
| Birinin blöfünü görmesi sadece an meselesiydi. | Open Subtitles | انها فقط مسأله وقت قبل ان يخدعك احدهم. |
| Olması an meselesiydi. Durun! | Open Subtitles | هي فقط مسأله وقت |
| Onu uluslararası olarak takip ettiğiniz haberinin yayılması an meselesi tabi eğer daha yayılmadıysa. | Open Subtitles | انها فقط مسأله وقت قبل أن تنتشر الأخبار أنكم تقومون بتعقبه على نطاق عالمى ما لم تكن قد انتشرت بالفعل |
| an meselesi olmalı ve çocuklar kendilerini turp gibi hissedeceklerdir. | Open Subtitles | انها فقط مسأله وقت و الأطفال سيكونوا أصحاء كالمطر |
| Ve biliyorum ki, senin boktan kamyonetini nerede bıraktığını bulmamız an meselesi. | Open Subtitles | واعلم ايضاً انها مسأله وقت لتتبع سيارتك القبيحه حيث قمت بدفنه |
| Orada ölüp gitmesi an meselesi. | Open Subtitles | انها مجرد مسأله وقت قبل ان يموت هناك |
| Tamamen kontrolüm altına girmesi sadece an meselesi. | Open Subtitles | إنها مسأله وقت حتى يقع تماما تحت سيطرتي |
| Sadece an meselesi. | Open Subtitles | هذه فقط مسأله وقت |
| Seni yakalamam an meselesi. | Open Subtitles | مجرد مسأله وقت حتى نمسك بك |
| an meselesi artık. | Open Subtitles | انها فقط مسأله وقت |