| Bu muhteşem ufaklığı dünyaya getirirken seni izlemek muhteşem bir şeydi. | Open Subtitles | مشاهدتك تأتين بذلك الشخص الصغير المدهش لهذا العالم كان ذلك رائعا |
| Onun için dans edişini, onu nasıl rahatlattığını izlemek muhteşemdi. | Open Subtitles | كان من الجميل مشاهدتك ترقصين له, ورؤية تهدئتكِ له |
| Ama bu şeyin açılışını görmek senin hayalin. | Open Subtitles | و لكن مشاهدتك لهذا الشئ و هو يعمل يمثل حلمك. |
| Bir filmi izlerken ,rahatlamalı ve sonunda da kendinizi iyi hissetmelisiniz. | Open Subtitles | عند مشاهدتك لهذا الفيلم, يجب أن تكون مرتاحاً وفي مزاج جيد. |
| Hep yemek yemeni seyretmek istemişimdir. | Open Subtitles | لطالما أردت مشاهدتك وأنت تتناولين الطعام |
| Ben, en sevdiğin kişi olmayan olarak bütün yaz seninle televizyon izlemeye razıydım. | Open Subtitles | أنا الغير مفضلة لديك لم أمانع مشاهدتك للتلفاز طوال الصيف |
| Sizi iş başında izlemek büyük bir zevkti. | Open Subtitles | سيد وولف .. اريد ان اخبرك انه كان شرف بالغ مشاهدتك وانت تعمل |
| Şunu söyleyeyim, burada oturup, yemeğinle oynamanı izlemek seni daha az korkunç gösteriyor. | Open Subtitles | يجب أن أقول لك,أن الجلوس هنا و مشاهدتك تلهين بطعامك يجعلك تبدين أقل ترويعا |
| Ama seni yemek yerken izlemek içlerinde en kötü olanıydı. | Open Subtitles | لكن مشاهدتك وأنت تأكل عشائك كانت من اسوء الأشياء التي شاهدتها |
| Bunu denemek zorundayım. Kendine bunu yaparken seni izlemek istemiyorum Yarın gelmeyeceğim. | Open Subtitles | لا أستطيع مشاهدتك و أنت تفعل هذا بنفسك لن آتي غداً , طاب مساؤك |
| Bak, o gece seni izlemek, kulüpte, neredeyse senin kadar kafam güzeldi. | Open Subtitles | اسمعي، مشاهدتك تلك الليلة عند النادي لقد كنت مخمورة مثلما كنت |
| Seni veritabanımızın başında homurdanırken görmek Clark'ı dans etmeye çalışırken görmekle aynı. | Open Subtitles | ولكن مشاهدتك تخترقى قاعدة بياناتنا مثل مشهادة كلارك لمحاولته الرقص |
| Seni hindistancevizi bikinisiyle, zıpkınla balık avlarken görmek çok hoşuma giderdi. | Open Subtitles | علي قدر ما أتمني مشاهدتك تقومي بالاصطياد بثوب البكيني |
| Filmi izlerken, izlemediyseniz bile Mars denince muhtemelen ne kadar uzakta ve ırakta olduğunu düşünüyorsunuz. | TED | فخلال مشاهدتك للفيلم، أو حتى إذا لم تشاهده عند التفكير حول المريخ، من المحتمل أنك ستفكّر في بعد المسافة وكم هو بعيد. |
| Kızlara hava atarken seni seyretmek, bana pek de eğlenceli gelmiyor. | Open Subtitles | مشاهدتك تتباهى لأجل مجموعه من الفتيات لا يبدو ممتعاً. |
| İzlerdim ama seni izlemeyi bırakamıyorum. | Open Subtitles | كنت لأفعل ، و لكن لا يمكننى التوقف عن مشاهدتك أنت |
| Anlamıyor musun, kendini öldürmeni izleyemem. | Open Subtitles | ألا تفهم أننى لا أستطيع مشاهدتك و أنت تقتل نفسك |
| Her zaman sahip olmak istediğin oğul ile samimiyet kurmanı izlemenin benim için ne kadar zor olduğunu anlamanı istiyorum. | Open Subtitles | ما أريده هو أن تقدر كيف من الصعب علي مشاهدتك و أنت توثق علاقتك مع الإبن الذي لطالما رغبت به |
| Ve burada olan her şey için canla başla savaştığını ama buranın dışındakilerle hiç savaşmadığını görmekten bıktım usandım artık. | Open Subtitles | و أنا متعبة للغاية من مشاهدتك و أنت تحارب مثل الوحش من أجلي أي شيء يحدث هنا و لا تفعل أي شيء لما يحدث هنا |
| Bu canavarlarla çalışırken ruhunun alt üst olmasını izleyip duramam. | Open Subtitles | لا يمكنني مشاهدتك تخسر روحك بالعمل مع هذه الوحوش |
| Romantizm hakkındaki ilk fikrimi seni izleyerek edindim. | Open Subtitles | فلقد أخذت لمحتي الأولى للرومانسية عبر مشاهدتك في الشاشة الكبيرة |
| Bu dünyada senin bunu yapmanı izlemekten daha iyi bir şey olmalı ama ne olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | كنت أعلم أن هناك شيئاً ما في هذا العالم أفضل من مشاهدتك وأنتِ تقومين بهذا لكنني سأكون ملعوناً لو عرفته |
| Jamie, onu sikmeni izleyebilir miyim? | Open Subtitles | جيمي، هل يمكنني مشاهدتك وانت تضاجعه ؟ |
| Buna seyirci kalamam. | Open Subtitles | .لا أستطيع مشاهدتك وأنت تفعلين ما تفعلين |
| En azından ihanetinin bedelini ödemeni izleyebilirim. | Open Subtitles | على الأقل أستطيع مشاهدتك تدفع ثمن خيانتك |