| Aynı spor salonuna gitmemişler ve ortak arkadaşları da yok. | Open Subtitles | لم يرتادا النادي الرياضيّ نفسه، و ليس لديهما أصدقاء مشتركون. |
| Eyalet Savcılığında ortak arkadaşlarımız var. Ben buraya yalnızca nezaketen geldim. | Open Subtitles | لدينا أصدقاء مشتركون في مكتب النائب العام أتيت إلى هنا من بدافع اللياقة فحسب |
| Yok. ortak polis yok, adli araştırmacı yok, hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لا ، لا شرطة في مشتركون لا محققي قضاء ، لا شيء |
| Ben ve Creed varız. | Open Subtitles | أنا ومذهبي مشتركون. |
| -Biz varız. | Open Subtitles | كلا إننا مشتركون |
| Bak, polisler bu işin içinde, hem de her kademesinde. | Open Subtitles | اسمع, الشرطة مشتركون في هذا, على كل المستويات, الشهود يكذبون, |
| ortak arkadaşlarımız yardıma ihtiyacın olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد قيل لي من قبل أصدقاء مشتركون انك بحاجة إلى دعم |
| Nerede bulacağını bilemem ama hepsinin ortak noktasını söyleyebilirim. | Open Subtitles | حسناً، لا يمكنني أخبارك اين تجدهم لكن يمكنني أن اخبرك بأنهم جمعهم مشتركون |
| Washington'da birkaç ortak arkadaşımız var. | Open Subtitles | لدينا أصدقاء مشتركون في واشنطن |
| ortak tanıdıklarımız olabileceğini düşünüyorsun. | Open Subtitles | انت تعتقد ان لدينا اصدقاء مشتركون |
| ortak arkadaşımız yok ki. | Open Subtitles | نحن ليس لدينا أي أصدقاء مشتركون |
| Bir partide tanıştık. ortak arkadaşlarımız vardı. | Open Subtitles | لقد إلتقينا في حفلة أصدقاء مشتركون |
| HIVE'daki ortak arkadaşlarımız diğer ortak arkadaşımız Darhk'ı terk ettiler. | Open Subtitles | لدينا أصدقاء مشتركون في HIVE تخلوا لدينا غيرها من صديق مشترك السيد Darhk، |
| Bay Boddy, eğer şöhretinizi zedelemeyecekse herkesin birbiriyle olan ortak noktasını açıklamak istiyorum. | Open Subtitles | سيداتي سادتي ، لقد أمرت أن أشرح لكم ما أنتم مشتركون فيه إلا إذا أردت أن تقوم أنت بهذا الشرف سيد ( بودي ) ؟ |
| Ama şu an beraberiz, ortak | Open Subtitles | ولكننا مشتركون بهذا الآن |
| Evet, biz varız. | Open Subtitles | نعم, نحن مشتركون |
| Biz varız. | Open Subtitles | نحن مشتركون. |
| varız. | Open Subtitles | نحن مشتركون |
| Bu ölçekte değil ama. Paris'teki generallerin yarısı bu işin içinde. | Open Subtitles | ليس على هذا النطاق ، نصف جنرالات باريس مشتركون |
| Eğer herkes bu işin içindeyse ben de bu işin içinde olmalıyım. | Open Subtitles | لو كان الجميع مشتركون بهذا كنت سأكون منهم أيضا |