| Geniş olmayan çevremde tanıdığım bir çok insan mühendis olmaya gitti. | Open Subtitles | ومعظم الأشخاص الذين في محيط معارفي أقدموا على أن يكونوا مهندسين |
| tanıdığım herkese gittim ve hala 1.500 dolar eksiğimiz var. | Open Subtitles | لقد اتصلت على كل معارفي ولا يزال الملبغ ناقصا ب1500 |
| Ordu bağlantılarım, bu işi kurmama yardım etti. Satışlarımızın çoğu internetten. | Open Subtitles | معارفي العسكريين ساعدتني في إنشاء هذه التجارة معظم مبيعاتنا على الأنترنت |
| Hem Jimmy benim Pittsburgh bağlantılarım sayesinde iyi kazanıyordu. | Open Subtitles | وكان جيمي يجني بعض المال من خلال معارفي ببيتسبيرغ |
| Gelişen ülkelere yatırım getirmek için uluslararası emlak piyasasındaki bağlantılarımı kullanıyorum, örneğin Doğu Avrupa'dakiler gibi. | Open Subtitles | استطيع استخدام معارفي من الأعمال في العقارات العالمية لجلب الإستثمارات لهذه الأمة, |
| Bağlantılarımdan biri onunla ilgilenip bana okçunun aslında ahlaksız bir playboy senin eski erkek arkadaşın olduğunu söyledi. | Open Subtitles | أعطاني أحد معارفي دليلاً على أن رامي السهام زير نساء فاسد إنه خليلك السابق على ما أظن |
| Eğer duymamışsa, ben ona altı yedi tane anlatırım... üstelik sadece kendi tanıdık çevremden. | Open Subtitles | إذا لم يسمع , سأخبره بستة أو سبعة قصص عن الذين قتلتهم من معارفي |
| bağlantım bana bir ipucu verdi. Ben de biraz araştırma yaptım. | Open Subtitles | اذن ، أحد معارفي قدّم لي معلومات سرّية ، وأجريتُ بعض |
| Bir keresinde Nijeryalı bir tanıdığım bana, erkeklerin benden çekinebileceğinden endişeli olup olmadığımı sordu. | TED | سألتني إحدى معارفي النيجيرية عما إذا كنت أخشى من أن يَهَابَنِي الرجال. |
| Ama tanıdığım bütün adamlar arasından onunla çıkabileceğini hayal edebiliyorum. | Open Subtitles | -كلا، ولكن من بين جميع معارفي ، أتصوّر بأنك تواعدينه |
| - Ne ben ne de bir tanıdığım o aileyle bir samimiyet kurma ayrıcalığına sahip olamadık. | Open Subtitles | ولكن لا انا ولا اي حد من معارفي تمتع بامتياز القرب مع تلك العائلة |
| Orda öylece, işten tanıdığım tüm insanlardan uzakta, yabancı bir ülkede yalnızken | Open Subtitles | الجلوس هناك .. وحيدة في بلد أجنبي , بعيدة عن عملي و كل معارفي |
| 2 kurban, birisi tanıdığım ve beni eve mi yolluyorsun? | Open Subtitles | -مهلاً ضحيتين ، واحدة من أحد معارفي وترسليني إلى البيت؟ |
| Hem Jimmy benim Pittsburgh bağlantılarım sayesinde iyi kazanıyordu. | Open Subtitles | وكان جيمي يجني بعض المال من خلال معارفي ببيتسبيرغ |
| bağlantılarım sayesinde Dışişleri Bakanlığı'nda çalışma şansım var. | Open Subtitles | بوجود معارفي لدي فرصة جيدة بالعمل في وزارة الخارجية |
| Emekli olabilirim ama hâlâ bağlantılarım var. | Open Subtitles | ربما كنت متقاعدة ولكن لا يزال لديّ معارفي |
| 237 karat güvercin kanını rehin bırakan biri var mı diye bağlantılarımı bir yoklayayım. | Open Subtitles | سأبحث في معارفي لأرى إن كان هناك من رُهنت لديه ياقوتة دم الحمام 237 قراط |
| Evet. Bağlantılarımdan biri bir adres buldu. Ama beş yıl öncesinin. | Open Subtitles | أجل، أحد معارفي وجد عنواناً لكنّه منذ خمس سنوات |
| O yüzden şimdi kızım benim için de adeta sadece bir tanıdık gibi. | Open Subtitles | ولآن ابنتي قد تكون إحدى معارفي أنا أيضاً |
| Sinagog'daki bağlantım... bana ilk hafıf makineli silahlarım olan İsrail yapımı Uzilerimi sağlayacaktı. | Open Subtitles | معارفي فى الكنس اوصلتنى الى سلاحى الاول، رشاش اوزي اسرائيلى الصنع |
| Ama bilirsiniz, müzedeki bağlantılarıma sormaya çalışıyorum, "Bu nedir? Burada ne oluyor?" | TED | أحاول الاستفسار من معارفي في المتحف، "ما هذا؟ ما الذي يحدث هنا؟" |
| Ordu bağlantılarımın çoğu, çabalarının halka bildirilmesinden hoşlanmıyor. | Open Subtitles | حسنا ، الكثير من معارفي العسكريون لا يحبون الكشف عن جهودهم على الملأ |
| Bu bir tanıdığımın sahte ismi. | Open Subtitles | إنه اسم مستعار لأحد معارفي |
| Tanıdıklarımdan biri, bana sizden bahsetmişti. | Open Subtitles | بعض معارفي قد حدثوني عنك |