| Böyle bir herifle daha evvel birkaç kez karşılaşmış olabilirim. Lansdale. | Open Subtitles | قد أكون قضيت فترة عقوبة مع مثل هذا الشخص ذات مرّة. |
| Zengin Avrupa ülkeleri bile Böyle bir akınla dev yatırımlar olmaksızın asla baş edemezler. | TED | حتى البلاد الأوروبية الغنية لن تستطيع التعامل مع مثل هذا التدفق دون دعم ضخم. |
| Roma İmparatoru'nu Böyle bir keyifle içiyor görmek bir zevk. | Open Subtitles | من دواعي سروري ان ارى إمبراطور الرومان الشرب مع مثل هذا المذاق. |
| Size bu adamın yanında çocukluğunu geçirmenin ne demek olduğunu anlatayım. | Open Subtitles | دعوني اخبرك عن كيف ان تنشأ مع مثل هذا لتقدّس شخصاً |
| Gözler dersen nasıI yakışmış bu ilahi yüze | Open Subtitles | ماذا يفعل نجوم السماء لمعة مع مثل هذا الجمال |
| bu tür işler tecrübe ister. | Open Subtitles | يأخذ سنوات من الخبرة للتعامل مع مثل هذا المكان |
| Eğlence ve kazanç olmasa işin içinde vakit harcamak Böyle bir ahmakla hakaret olurdu aklıma. | Open Subtitles | .لان يجب ان تكون معرفتي عميقة ولا معنى لإضاعة وقتي مع مثل هذا الديك الرومي . و لكن استفد منه في التسلية و المال |
| Böyle bir mükemmellikte düzeltilecek bir şey yok ki! | Open Subtitles | لا يجب العبث مع مثل هذا المستوى من الكمال |
| Beklentilerini yüksek tutmanı istemiyorum. Böyle bir olayla baş edecek ekipmanımız yok. | Open Subtitles | أنا فقط لا أريدك أن تضعين أمال عالية فنحن لسنا مجهزين للتعامل مع مثل هذا الأمر |
| Bir daha Böyle bir şeyle karşılaşmayacaksın. | Open Subtitles | لن تضطري للتعامل مع مثل هذا مرة أخرى |
| Daha önce Böyle bir şeyle hiç yüzleşmemiştim. | Open Subtitles | ولم اتعامل مع مثل هذا الموقف من قبل |
| Böyle bir herife niye bulaştın ki? | Open Subtitles | لماذا أنت ذاهب إلى مع مثل هذا الرجل؟ |
| Böyle bir çocukla kutsanmışsın. | Open Subtitles | كنت المباركة مع مثل هذا الطفل. |
| Ben Böyle bir canavar karşısında çukura çıktığım zaman beni bir deri bir kemik gören kalabalık karşımda da beni katledecek öfkeli bir kas yığını görürdü. | Open Subtitles | كلما حصل ودخلت في قتال مع مثل هذا الوحش كان الحشد يراني جلداً وعظماً حينها ثم رأوا كومة غاضبة من العضلات على استعداد لقتلي |
| bir çok iyi genç kadın ve erkeğin... canlarını verdiği bu ülke... bu saygısızlığa müsamaha gösterebilir mi? | Open Subtitles | البلد الذي قدمَ حياة رغدة للعديد من الفتيان والفتيات أن يتسامح مع مثل هذا الاستخفاف |
| doğru.bu saldırı ile, benim silah saldırılarım işe yaramaz. | Open Subtitles | نعم.. ابطلت هجمات سلاحي مع مثل هذا الهجوم |
| - Kusura bakmayın bayan ama bu tarz bir muameleye katlanmak zorunda değilsiniz. | Open Subtitles | اعذريني لأني قلت هذا, سيدتي لا يجب عليك أن تتسامحي مع مثل هذا التصرف اعلم |
| Hayranlıkla bu olayı pek bağdaştıramıyorum doğrusu. En azından bu seviyeye kadar. | Open Subtitles | لااعتقد ان محب كبير يستطيع ان يتعامل مع مثل هذا الوضع |
| - Daha okumaya fırsat bulamadım, ama bu ekonomiyle pek de iyi haber olmasa gerek. | Open Subtitles | لم تتح لي فرصة قراءتها بعد ولكن مع مثل هذا الاقتصاد لا يمكن أن تكون الأنباء مبشرة |