| depresyonda olduğundan endişeleniyorum. | Open Subtitles | إنا قلق عليه بعض الشيء يبدو مكتئبا طوال الوقت |
| Mesela şu anda depresyonda değilmişim gibi davranıyorum. | Open Subtitles | كالآن مثلا , أمثل كأنني لست مكتئبا |
| Sadece depresyonda olduğumda dinlerim. | Open Subtitles | فقط عندما أكون مكتئبا. |
| O sırada depresif olabilir, normaldir, herkes zaman zaman depresif olur. | Open Subtitles | و من المحتمل، أعني، أنّه كان مكتئبا. الناس قد يكتئبون |
| Çok mutlu bir insandı diyemem, fakat bu depresif olduğu anlamına da gelmiyor. | Open Subtitles | لا أظنّه كان مكتئبا عندما كنت معه لم يكن شخصا "مرحا" لكنّ ذلك يختلف عن كونه مكتئبا |
| Kızgın olmak istiyorsunuz, çünkü sizi kavgaya meyilli yapıyor ya da depresyona girerek, kısır döngünün içinden çıkmak istiyorsunuz. | TED | ترغب في أن تغضب لأنه يجعلك متحفزا للمواجهة، أو أن تكون مكتئبا لأنه يجعلك خارج نطاق التعامل مع الآخرين نوعا ما. |
| Sadece depresyonda olduğumda dinlerim. | Open Subtitles | فقط عندما أكون مكتئبا. |
| Kocanızın depresyonda olduğuna inanıyor muydunuz? | Open Subtitles | هل تعتقدين أن زوجك كان مكتئبا |
| - Marco depresyonda değildi. | Open Subtitles | ماركو) لم يكن مكتئبا ) |
| - depresyona giriyor ve hiçbir şey yapamıyor. | Open Subtitles | لذا فإنه يصبح مكتئبا و لا يستطيع عمل اي شيء |
| - depresyona giriyor ve hiçbir şey yapamıyor. | Open Subtitles | لذا فإنه يصبح مكتئبا و لا يستطيع عمل اي شيء |