| Balıkçı teknelerinde uzun yolculuklar için tuzlu suyu arındıran cihazlar vardır. | Open Subtitles | تحتوي قوارب الصيد على معدات من أجل إزالة ملوحة ماء البحر للرحل الطويلة |
| Kızgın sıcaklar, isilikler Ve tuzlu su derisini acıtıyor. | Open Subtitles | ... و يبدو أن ملوحة ماء البحر آذت بشرتها |
| Kizgin sicaklar, isilikler Ve tuzlu su derisini acitiyor. | Open Subtitles | ... و يبدو أن ملوحة ماء البحر آذت بشرتها |
| Aşırı buharlaşma nedeniyle, deniz suyundan daha tuzludur ve neredeyse hayat yok. | TED | إنها أكثر ملوحة من مياه البحر بسبب التبخر الشديد، وبلا حياة تقريباً. |
| Okyanustan iki kat daha tuzludur ve normal yaşam için ölümcüldür. | Open Subtitles | ملوحتها ضعف ملوحة المحيط، وهي قاتلة لكاّفة أشكال الحياة تقريباً. |
| Bu sular, denizden çok daha tuzludur yine de yüzlerce kilometre uzaktaki yaşamı kendine çeker. | Open Subtitles | ،هذه المياه أكثر ملوحة من البحر" ورغم هذا تشكل "حياة على بعد مئات الأميال |
| Deniz suyunda yıkanmak insanı biraz daha tuzlu yapar. | Open Subtitles | الأستحمام في البحر سيجعلك أكثر ملوحة |
| Buranın suyu deniz suyundan bile tuzlu. | Open Subtitles | الماء هنا أكثر ملوحة من مياه البحر |
| Elbette. Elbette. Daha tuzlu ama evet. | Open Subtitles | بالطبع ، بالطبع أكثر ملوحة ، ولكن نعم |
| Daha tuzlu bir şey. | Open Subtitles | -أكثر ملوحة . |
| Bazı spermler diğerlerinden daha tuzludur. | Open Subtitles | بعض المنى أكثر ملوحة من غيره |