| Ailenizin genetik şifresi çok eşsiz ve keşfedilmemiş bir şifre. | Open Subtitles | أقصد أنّ الشفرة الوراثية لعائلتكِ منقطعة النظير، و لم يتم إكتشافها قبلاً. |
| Yeteneklerin eşsiz fakat aklın insan duygularına rehin. | Open Subtitles | مهاراتك منقطعة النظير، ولكن عقلكِ رهينة للمشاعر الإنسانية. |
| Bütün öğrenciler el ele tutuşup tüm futbol sahası boyunca uzanıp en ücra köşelere kadar giden Kesintisiz bir zincir oluşturacak. | Open Subtitles | مجلس الطلبة بأكمله سوف يقف ممسكين بأيدي بعض في سلسلة غير منقطعة من التواصل تمتد من ملعب الكرة |
| Villette'in şantajı sadece... ..evindeki bir geceden mi yoksa sürekli, Kesintisiz... ..ahlaksız bir ilişkiden mi... | Open Subtitles | انا أحاول أن أعرف أذا كان أو لم يكن أبتزاز فاليت ناتج عن معرفته وليس لمجرد ليلة فى منزله الصيفى ولكن أيضاً لحدوث علاقة متواصلة وغير منقطعة ومُحرمة |
| Nasıl oluyor da burada elektrik varken, senin evinde yok? | Open Subtitles | سوف اتصل بها لماذا يوجد اضاءة هنا و منقطعة عندك؟ |
| Nasıl oluyor da burada elektrik varken, senin evinde yok? | Open Subtitles | لماذا يوجد اضاءة هنا و منقطعة عندك ؟ |
| Senin olduğun yerde de kesildi mi? | Open Subtitles | هل هى منقطعة عندك أيضا ً ؟ |
| Birkaç hafta süren kuşatmadan sonra Britanya Kraliçesi ve askerleri yüce gönüllük gösterip canlarını bağışlayan ve yeni fetihlere yelken açan Sezar'a teslim oldu. | Open Subtitles | بعد عدة أسابيع من الحصار ملكة بريطانيا وجنودها استسلموا للقيصر والذي أظهر شهامة منقطعة النظير وقرر الحفاظ على حياتهم |
| Şu anda hiçbir ajansla bağı olmayan Güney Kore'nin eşsiz yıldızı! | Open Subtitles | إنها النجمة منقطعة النظير التي بلا وكالة... |
| Bu yeni platformun yapacağı şey de kullanıcı verilerini ve tercihlerini toplamak ve bu bilgiyi her eşsiz kullanıcı deneyimini tahmin edilemeyecek şekilde kişiye özel kılıp zenginleştirme olacak. | Open Subtitles | و دور هذه الأرضية سيكمن في دمج بيانات المستخدمين مع التفضيلات، و إستخدام تلك المعلومات لإثراء و تلبية متطلبات كل مستخدم ذو خبرة متفردة بطريقة منقطعة النظير |
| O eşsiz yeteneğinin şanı Gerçek Lord Rahl'ın kulaklarına kadar ulaştı. | Open Subtitles | قدّ وصل خبر مواهبكَ منقطعة النظير إلى مسمع السيد (رال). |
| Üstün saadet... eşsiz sevinç. | Open Subtitles | "نشوة عظيمة، وبهجة منقطعة النظير" |
| Kesintisiz 48 saat boyunca bunu yapmaktan bahsediyorum. | Open Subtitles | أنا اتحدث عن 48 ساعة غير منقطعة من هذا |
| 48 Kesintisiz saat bundan. | Open Subtitles | انها 48 ساعة غير منقطعة من هذا |
| - Kesintisiz 48 saat... | Open Subtitles | . . الـ48 ساعة الغير منقطعة - نعم , نعم - |
| Kesintisiz güç kaynağı. | Open Subtitles | إمداد الطاقة الغير منقطعة |
| elektrik yok. Tüm binada. | Open Subtitles | الكهرباء منقطعة عن المكان قاطبًا. |
| elektrik yok. | Open Subtitles | لابد أن الكهرباء منقطعة |
| Elektrikler kesildi. | Open Subtitles | الكهرباء منقطعة |
| Birkaç hafta süren kuşatmadan sonra Britanya Kraliçesi ve askerleri cömertlik gösterip hayatlarını bağışlayan ve yeni fetihlere yelken açan Sezar'a teslim oldu. | Open Subtitles | بعد عدة أسابيع من الحصار ملكة بريطانيا وجنودها استسلموا للقيصر والذي أظهر شهامة منقطعة النظير وقرر الحفاظ على حياتهم |