Bütün o çökmüş binaların ambulansların, parçalanmış cesetlerin gerçekliği beni bir şekilde o gece dairesinde gördüklerimden daha fazlasına inandırdı. | Open Subtitles | ، بالنسبة لى الواقع هو ، مبنى منهار ، رجال إسعاف ، أجسام محطمة جعل الذى رأيته فى شقته . بدا كله مستحيل أكثر |
Bir tünel çökmüş, temizlenip onarılması gerek. İşi isteyen var mı? Günde bir dolar mı? | Open Subtitles | يوجد لدينا نفق منهار يحتاج للتنظيف والتصليح, هل سيأخذ أحد العمل؟ |
Dışarıda biri yere yığılmış! | Open Subtitles | شخص منهار بالخارج |
Hugo'yu Allentown-22C'de yere yığılmış hâlde bulmuşlar ve zihinsel yorgunluk diye tanımlamışlar. | Open Subtitles | لقد وجدوا (هيوغو) منهار في الممر (ألينتاون -22 ج) ذكر أنه اجهاد عقلي |
Otelinizi Time dergisinde çelik ve camdan oluşan bir yıkıntı halinde, kendinizi ve müşterilerinizi ise yıkıntı altında görmek istemiyorsunuz. | Open Subtitles | فندقك علي غلاف التايمز عبارة عن كومة زجاج وحديد منهار انت ونزلاءك تحت الانقاض والفونت العريض |
Otelinizi Time dergisinde çelik ve camdan oluşan bir yıkıntı halinde, kendinizi ve müşterilerinizi ise yıkıntı altında görmek istemiyorsunuz. | Open Subtitles | فندقك علي غلاف التايمز عبارة عن كومة زجاج وحديد منهار انت ونزلاءك تحت الانقاض والفونت العريض |
Kalbinde ise bir pulsar var yani saniyede 30 kez dönen, şehir büyüklüğünde, çökmüş bir yıldız. | Open Subtitles | "في قلبه بلزار "نجم نابض نجم منهار على نفسه بحجم مدينة يدور حول نفسه 30 مرة في الثانية |
Tabii baktım. çökmüş. | Open Subtitles | -بالطبع تفقدته إنه منهار بالكامل |
Gon, Pitou'nun yanı başında yere yığılmış halde. | Open Subtitles | -جون) منهار على الأرض أمام (بيتو) ). |