| Ama ben yatmıştım. Üstelik Uyku hapı da aldım. Korkarım cevabım hayır. | Open Subtitles | أنا في السرير، وقد أخذت حبة منومة لذا أخشى أني لن أقبل |
| En son ne zaman Uyku hapı veya içki içmeden uyuduğumu hatırlamıyorum. | Open Subtitles | لم أنم دون شراب أو حبة منومة منذ أن أستطيع أن أتذكر |
| Elbette, Uyku hapı aldığı için, onu uyandırmadan kolunun bir kısmını kesebilirsin. | Open Subtitles | وطبعاً يكون تناول حبوباً منومة فتستطيعين جرح ذراعه قليلاً من دون إيقاظه |
| Kadının içkisine Uyku ilacı attım. İçkiyi içti ve bayıldı. | Open Subtitles | مثل ما قلت, وضعت حبة منومة بمشروبها, شربت وأغمي عليها |
| Ama zihinlerimiz hala bu fikirlerle hipnotize edilmiş halde. Bu fikirlerden kendimizi azat etmemiz gerek. | TED | ولكن عقولنا ما زالت منومة مغناطيسيا بهذه الأفكار. ويجب علينا أن نحرر أنفسنا من بعض هذه الأفكار. |
| Uyku hapı var elbet. Ancak senin durumunda onları yazamam. | Open Subtitles | حبوب منومة ، نعم لكن لا يمكنني وصفهم لمثل حالتك |
| Size hemen söyleyeyim ki Bayan Blanche, eğer şu kardeşiniz... sizi susturmak için Uyku hapları vererek dışarı çıktıysa... | Open Subtitles | آنسة بلانش إذا كانت أختك تلك قد أعطتك حبوباً منومة لتبقيك هادئة |
| Uyku haplarını alıp, onları da antidepresanlarla karıştıracaksın. | Open Subtitles | ثم عليك أن تتناولي حبوب منومة وتخلطين تلك القمامة مع حبوب مضادات الاكتئاب |
| İki saat oldu! Ne yedin sen böyle? Yemek mi yoksa Uyku hapı mı? | Open Subtitles | أنت بالداخل منذ ساعتين ماذا أكلت حبوب منومة أم طعام |
| Elimde değil ama akşam için endişelenme, Uyku hapı alıyorum. | Open Subtitles | اسف لهذا . لكنى لن ازعجكك ايلاً لانه لدى حبوب منومة |
| Lanet olası ruh doktoru! Anti-depresanlar, sakinleştiriciler Uyku hapları. İstediğiniz var mı? | Open Subtitles | سحقاً للأطباء النفسيين، مضادات التسكين ومسكنات وحبوب منومة |
| Uyku ilacı falan isterseniz... | Open Subtitles | هل تتناول حبوب منومة لا,شكرا.يمكنني التاقلم مع الوضع |
| Yanımda Uyku haplarım var, tıpkı uçaktaki diğer yolcular gibi. | Open Subtitles | معي حبوب منومة مثل اي راكب على متن الطائرة |
| Tazminatı intiharmış.İki şişe Yaklaşık 30 tane Uyku hapı içmiş | Open Subtitles | نقود مصروفة من اجل الانتحار اثنتان من القناني وثلاثين حبة منومة |
| 30 tane Uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi. | Open Subtitles | ثلاثون حبة منومة من الممكن أن تكون قاتلة للآخرين |
| Evet, sana Uyku ilacı vermediği sürece, bunu yapmak oldukça zor olacak. | Open Subtitles | , أجل , إلا لو أنه أعطاكِ حبوب منومة هذا سيكون رائع للادمان |
| Viskime Uyku ilacı koyup, testislerimi bacağıma yapıştırmıştı. | Open Subtitles | لقد وضعت حبوب منومة في شرابي و وضعت الصمغ بين خصيتي و فخذيّ |
| Üvey annem, o zamanlar babamın sekreteriydi, kahvesine Uyku ilacı koydu ve onu göldeki kayığa bindirdi. | Open Subtitles | أعتقد بأن زوجة أبي كانت سكرتيرة أبي وضعت حبوب منومة في القهوة فحملتها خارجا في البحيرة على القارب |
| Kanıtlara göre Uyku hapı ve uyşturucu vardı sizde ve kızda. | Open Subtitles | حقيقة أننا وجدنا آثار حبوب منومة و كحول في دمائك و دماء سارة |
| Kız da sanki büyülenmiş hipnotize edilmiş gibi kaçamadı. | Open Subtitles | ولإنها كانت كما لو أنها مسحورة أو منومة مغناطيسيا... لم تستطع الهرب. |
| Kız sanki büyülenmiş hipnotize edilmiş gibi kaçamadı. | Open Subtitles | ولإنها كانت كما لو أنها مسحورة أو منومة مغناطيسيا... لم تستطع الهرب. |