| sonra diğer tarafa geçip aniden kendini çok canlı hissediyorsun. Ha! | Open Subtitles | ومن ثم تخرج من الجهة الأخرى فتشعر بأنك حي مرة أخرى |
| Belki Çin'den birisi kazmış ve onları öbür tarafa götürmüştür. | Open Subtitles | ربما أحد أخر من الصين حفر من الجهة الأخرى وأخذه |
| Ya da iki yer arasında bağlı bir objeniz olabilir, böylece eğer bir tarafta bir topu hareket ettirirsem, top diğer tarafta da hareket eder. | TED | أو يمكن أن يكون لديك مجسم مرتبط بين مكانين، بحيث يمكنني أن أنقل الكرة من جانب واحد، وتتحرك الكرة من الجهة الأخرى كذلك. |
| Yani, Meksika hükümeti bir tarafta Amerikalılar diğer tarafta ve ben tam ortalarında mı demek istiyorsun? | Open Subtitles | أتعني الحكومة المكسيكية من جهة و ربما الأمريكية من الجهة الأخرى و انا تماما في الوسط |
| Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım. | TED | سأقوم الآن بثقب جلدي واخراج هذه الإبره من الجهة الثانية. |
| Siz sol tarafı alın, ben sağ tarafı alacağım, Andy de... | Open Subtitles | لذا علينا اللعب بذكاء. أنتما من الجهة اليسرى، وأنا سأغطي اليمنى |
| Sen bir ucundan başla, bende bir ucundan başlayayım. | Open Subtitles | أنت تبدأين من طرف و أنا سأبدأ من الجهة الأخرى |
| Köprü yıkıldığı ve havaalanını köprünün diğer tarafında olduğu için birkaç vatandaş arabalarıyla köprüden atlayarak geçmeye çalışıyorlar. | Open Subtitles | بإختفاء الجسر والمطار من الجهة الأخرى للجسر عدد من المواطنون يحاولون قفز الثغرة بسياراتهم |
| Batı yakasından bir piçi dört kilo isterken yakaladık. | Open Subtitles | وقبضتُ على أحمق من الجهة الغربية قام بشراء 4 أونسات مخدرات |
| Diğer tarafa gitmeliyiz | Open Subtitles | انه مغفل من الجهة الأخرى انه المخرج الوحيد |
| Bir tabela bu tarafa git diyorsa ben öteki tarafa gittim. | Open Subtitles | إن رأيت علامة تقول من هنا ذهبت من الجهة الأخرى. |
| Sen o tarafa git, ben de diğer taraftan dolanayım. | Open Subtitles | حسنا، اذهب من هذا الطريق، وانا من الجهة الأخــرى |
| Karşı tarafta izler olması gerek bence. | Open Subtitles | أعتقد أنه لدينا بعض البصمات هنا من الجهة الداخلية لهذا الباب. |
| Üç blok ötede, sağ tarafta. | Open Subtitles | إنها مركونة على ثلاث مربّعات سكنيّة من الجهة اليمنى. |
| Yani, Meksika hükümeti bir tarafta Amerikalılar diğer tarafta ve ben tam ortalarında mı demek istiyorsun? | Open Subtitles | أتعني الحكومة المكسيكية من جهة و ربما الأمريكية من الجهة الأخرى و انا تماما في الوسط |
| Bunu diğer taraftan çal nasıl olduğunu anlarız o zaman. | Open Subtitles | شغلها من الجهة الإخرى من الورشة سنرى كيف يبدو الصوت |
| Eğer olay ufkundan içeri girerlerse, geçit kapandığında ön taraftan gelmeyecekler mi? | Open Subtitles | إذا عبروا أفق الحدث من هناك أليسوا سيخرجون من الجهة الأخرى ؟ |
| Halatın bir tarafından çekerseniz, öbür tarafı kaçıyor. | TED | وحين تجذب جانبا من الحبل، يختفي الحبل من الجهة الأخرى. |
| Gulfta nişancıyken Booth'un karşı tarafı altetmesinden farklı degil | Open Subtitles | إنه لا يختلف عن قتل بووث لشخص ما من الجهة الأخرى عندما كان قناصاً في الخليج |
| Onu, kaldırımın kenarına doğru gitmesi için öbür taraftan püskürtmelisin. | Open Subtitles | مهلاً، عليك أن ترشّها من الجهة الأخرى لتجرفها نحو الرصيف. |
| Şu boruyu öbür ucundan tut, Nathan Scott. | Open Subtitles | أمسك الأنبوبة من الجهة الأخرى , يانايثن سكوت |
| Ben güney tarafında oturuyorum. Onların çetelerine üye değilim. | Open Subtitles | أنا من الجهة الجنوبية وليس لي إختلاط بالآخرين |
| New York'un doğu yakasından. Five Points denen bir yerden. | Open Subtitles | من الجهة الشرقية لنيويورك مكان يدعى " فايف بونتز |
| Ve soldan başlayıp sağa doğru ilerleryerek aradığını hızlıca bulabildiğini fark etti. | TED | وأيقن بأنه قادر على ايجاد ما يبحث عنه بسرعة ببدء البحث من الجهة اليسرى من الصندوق إلى غاية اليمين. |