| Yani, sadece benden sıkılmadın aslında sen her şeyden sıkıldın. | Open Subtitles | إذاً، لم تتعبي منّي وحسب، بل تعبتِ من كلّ شيء |
| her şeyden önemlisi ölmem gerektiğini biliyorum. | Open Subtitles | بالرغم من كلّ شيء أعلم أنّه يجب عليّ الموت |
| her şeyden biraz var. Müzik, akrobasi, sihir. | Open Subtitles | فيه القليل من كلّ شيء موسيقى، إثارة، سحر |
| Kontrol edemediğin her şeyden korkuyorum. | Open Subtitles | كنت خائفاً من كلّ شيء لا أستطيع التحكّم به |
| Bir tek her şeyin nasıl yararımıza olabileceği sorusu ortak noktamız olabilir. | Open Subtitles | عدا أنّ السؤال الوحيد الذي يطرحه هو كيف يستفيد من كلّ شيء |
| İçimden bir ses her şeyden büyük pay almayı sevdiğini söylüyor. | Open Subtitles | ثمّة ما ينبئني بأنّكَ تحبّ الحصول على حصّة كبيرة من كلّ شيء |
| Ne sevdiğinizi bilmediğimizden her şeyden biraz hazırladık, Papa Hazretleri. | Open Subtitles | لا أعرف ذوقك يا صاحب القداسة أخذنا الحرّية بإعداد قليل من كلّ شيء |
| Annem beni her şeyden korkuturdu. | Open Subtitles | لدي أمّ جعلتني خائفة من كلّ شيء |
| Annem beni her şeyden korkuturdu. | Open Subtitles | لدي أمّ جعلتني خائفة من كلّ شيء |
| - her şeyden birden fazla vardır. | Open Subtitles | ثمة أكثر من نسخة واحدة من كلّ شيء. |
| Bu örtü senin her şeyden koruyacaktır. Mutsuzlukla sararak. | Open Subtitles | سيحميكِ خمار وحجاب الراهبة من كلّ شيء |
| Mektubunda,"her şeyden üçer adet istiyoruz" diyor. | Open Subtitles | رسالته تقول "نودّ ثلاثة من كلّ شيء" |
| her şeyden üç tane. | Open Subtitles | ثلاثة من كلّ شيء. |
| -Evet, her şeyden üç tane. | Open Subtitles | نعم، ثلاثة من كلّ شيء. |
| her şeyden korkuyorsun Oz. | Open Subtitles | -أنت خائف من كلّ شيء ، "أوز ". |
| her şeyden koruyacağım onu. | Open Subtitles | سأحميها من كلّ شيء |
| her şeyden birden fazla vardır. | Open Subtitles | ثمة أكثر من واحد من كلّ شيء. |
| her şeyden birden fazla vardır. | Open Subtitles | "بيتر بيشوب)، 1975 - 1985)" هناك أكثر من نسخة من كلّ شيء. |
| Beni her şeyden koruyamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك حمايتي من كلّ شيء |
| ki o da benim gibi bir günahkar için her şeyin daha fazlası demek. | Open Subtitles | ويعني المزيد من كلّ شيء لآثم متواضع مثلي. |
| Demek istediğim, baksanıza, masasında bir gün içinde karşılaştığı her şeyin örneği var. | Open Subtitles | أعني، أنظر هناك، تلك عيّنة من كلّ شيء يمرّ عبر مكتبه في اليوم الواحد |