| Telaşlı bir gazetecinin teki hiç yoktan hikâye yaratmaya çalışıyor. | Open Subtitles | فقط صحفي متحمس, ويحاول أن يخترع قصة من لا شيء. |
| Fazladan bir yaya geçidi alabilsek, hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | قد تحصل على معبر واحد حمار وحشي إضافية، أفضل من لا شيء. |
| Ve düzüşüyoruz. hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | و من ثم فاننا نتضاجع أظن أنها أفضل من لا شيء |
| Ama onu etkilemenin tek yolu.. sıfırdan başlamak, | Open Subtitles | ولكن الطريقة الوحيدة لأثير اعجابه ان ابدأ من لا شيء |
| Ve Tanrı yarattı, yoktan var etti. | TED | و خلق الله، في الواقع، من لا شيء على الإطلاق. |
| O "pislik" şirketi bir uçakla kurdu ve Hiçbir şeyden bir şey oluşturdu. | Open Subtitles | الحـثالة هم من بنوا الشركة بطائرة واحدة خلال 30 سنة جعلوا شيئـاً من لا شيء |
| Endişeye mahal yok, Smallville. Geç olması hiç olmamasından iyidir. | Open Subtitles | لا تتعب نفسك، سمول فيل التأخر خير من لا شيء |
| İnan bana, adamın bu kadar parası vardı. hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | صدقني كان ذلك كلّ ما كان مع الرجل إنه أفضل من لا شيء |
| Bence hiç yoktan iyi falan değil, seni kahrolası aptal. | Open Subtitles | ماذا عن هو ليس أفضل من لا شيء أنت غبي جدا؟ |
| O şey bir daha meydana çıkarsa... elimde sivri bir şey olması hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | ذلك الشيء سيظهر ثانية أنا أفضّل أن آخذ عصا حادّة في يدّي أفضل من لا شيء على الإطلاق. |
| O dört adam bu kasabayı hiç yoktan var etti. | Open Subtitles | بنى هؤلاء الرجال الأربعة هذه البلدة من لا شيء. |
| Acil durumlar için alınmış bir önlem; ancak hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | ،إنه مجرد إجراء للطوارئ و لكنه أفضل من لا شيء |
| Yani, 10.000 papel de hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | أقصد أن 10 الآف .دولار هي أفضل من لا شيء |
| hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | أوكي، إنتظر لحظه، الآن. إنها أفضل من لا شيء. |
| Demek uçağımız bu. 1. sınıf sayılmaz ama hiç yoktan iyidir. | Open Subtitles | لذلك هو مطيتنا ليست رحلة من الدرجة الأولى بالطبع لكنها أفضل من لا شيء |
| Ama bundan da öte bugün, burada, hiç yoktan ortaya çıkardığınız şey büyüleyiciydi. | Open Subtitles | و الاهم من ذلك ما أحدثتوه هنا , اليوم من لا شيء كان مثيراً |
| Milyar dolarlık işi sıfırdan kurdum. | Open Subtitles | أنا بنيت أعمال بمليارات الدولارات من لا شيء |
| Belki de sen haklısın. Ne de olsa ben de kendimi sıfırdan yarattım. | Open Subtitles | أو ربما أنت محق أنا أيضاً بدأت من لا شيء |
| Hiçbir şeyden korkmuyordu. | Open Subtitles | لم يكسر يوماً شيئاً لقد كان يخاف من لا شيء |
| Geç olması hiç olmamasından iyidir. | Open Subtitles | متأخراً أفضل من لا شيء. |