"من نقطة" - Traduction Arabe en Turc

    • bir noktadan
        
    • noktasından daha
        
    • mahvolmuştur
        
    • dan B
        
    Bu teoriye göre bütün evren tek bir noktadan doğmuştu. Open Subtitles و طِبقاً لتلك النظرية انبثق الكون برمته من نقطة مُفردة
    Dolayısıyla, daire çizen bir akbaba gördüğünüzde, ölü bir şeyin üzerinde daire çizmiyor; genellikle bir noktadan diğerine yolculuk ediyordur. TED لهذا السبب، عندما نرى نسراً محلقاً، هذا يعني إنه مسافر من نقطة أ إلى نقطة ب، وليس محلقاً فوق شيء ميت.
    Her şey bir noktadan çıkıyor; Sonsuz yoğunluğunuz var. Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor. TED كل شيئ يخرج من نقطة لديك كثافة لامتناهية . و كل المعادلات تنكسر
    Lakin mavi ile gösterilen karanlık madde, darbenin ardından devam etti ve sıradan maddeden daha uzakta çarpışma noktasından daha uzakta sonlandı. Open Subtitles ولكن المادة المظلمة والتي تظهر باللون الأزرق تستمر بعد الحدث وتنتهي أبعد من نقطة الاصطدام من المادة الطبيعية
    Buz kristallerinin süblimleşmesi, don noktasından daha soğuktur bu. Open Subtitles إنه أرقى من بلورات الثلج وأبرد من نقطة الصقيع
    Senin gibilerse Otis, hepten mahvolmuştur. Open Subtitles البعض, مثلك يا أوتس عندهم أكثر من نقطة ضعف
    A'dan B'ye daha hızlı ulaşmak için uçan araçlar yapmaya başladılar ama bu araçlar uygulamada birbirine yakın zenginlikteki mahalleler arasında gidip geliyordu. TED بدأوا ببناء الممرات العلوية للانتقال من نقطة إلى أخرى بسرعة، ولكنهم بدأوا بربط المناطق الثرية بمناطق ثرية أخرى.
    Tabii ki, ...elementleri merkezi bir noktadan ölçtün, ...çemberin içindeki 0'dan başlayan derecelerle, ve yerden yükseklikle. Open Subtitles بالطبع كنت تقيس العنصر من نقطة مركزية الدرجات من الصفر وحول الدائرة ثم الارتفاع فوق الأرض
    Bu zaman değerleri doğruysa kesinti belli bir noktadan başlamış. Open Subtitles هذا غريب، إن كانت هذه الأوقات صحيحة فالتعتيم انتشر من نقطة محددة
    Ceset kalıntıları bir noktadan diğerine nakledilecektir. Open Subtitles عند نقل الرفات تكون الأقدام في الجبهة وذلك عندما يتم نقله من نقطة إلى أخرى
    Yalnız bir noktadan diğer bir noktaya olan bir hareketi düşünün. TED فكّروا فقط في الحركة من نقطة إلى نقطة.
    O zaman bir noktadan başlamak ve o son noktaya kadar inşa etmek için bir neden vardı. TED وبعد ذلك أصبح الأمر هو البدأ من نقطة واحدة ونوع من البناء للوصول إلى تلك النقطة النهائية .
    Ama kanser her zaman belli bir noktadan doğup oradan vücuda yayılır. Open Subtitles يبدأ السرطان من نقطة ما دائماً، ثمّ ينتشر من هناك، لذا...
    Bazıları ise, senin gibi, Otis, hepten mahvolmuştur. Open Subtitles "البعض, مثلك "أوتس عندهم أكثر من نقطة لم أرى سوبرمان بهذا الوقت
    Bu 6 milyar dakikayı alın ve bir kişinin ortalama beklenen ömrüne bölün, sonuç olarak her gün 162 ömür harcanıyor, çöpe atılıyor, sırf A'dan B'ye gitmek için. TED نأخذ هذه 6 مليار دقيقة ونقسمها على المعدل المتوقع لحياة شخص ، يصبح لدينا 162 حياة . تنقضي كل يوم ، ضائعة ، فقط للإنتقال من نقطة أ إلى ب .

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus