Bak. Sana bir şey aldım. Biraz ezilmiş ama iyidir yine de. | Open Subtitles | خذي، جلبت لك شيئًا، مهشم قليلًا، لكن سيفي بالغرض. |
- Evet, sanırım tünellerin bir yerinde kapama vanasıyla kafası ezilmiş. | Open Subtitles | - أجل أظن رأسها كان مضروب - بصمام مهشم بالأنفاق |
Kafası ezilmiş bir halde buldular. | Open Subtitles | -لقد وجدناه مهشم الرأس -كلا ! |
Yanmış bir yatak odası... bozuk telefon, kırılmış camlar-- | Open Subtitles | فلديك غرفة نوم محترقة وتليفون مهشم ونافذة مكسورة |
Farınız kırılmış. Bunu biliyor musunuz? | Open Subtitles | هناك مصباح خلفى مهشم فى سيارتك, هل تعلم هذا؟ |
Leğen kemiği parçalanmış, sol kolu kopmuş ve geniş çaplı iç kanama var. | Open Subtitles | لديه حوض مهشم وساق يسرى مقطوعة , نزيف داخلي هائل |
Yüzü paramparça olmuş ve boynu kırılmış bir kızın bir adamı vurabilmesine şaşırıyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني سوى التساؤل كيف يمكن لفتاة وجهها مهشم تماما وعنقها مكسور يمكنها التصويب بين عيني رجل تمام، |
-Bütün camlar kırılmış. -Sana birşey hatırlattı mı? | Open Subtitles | الزجاج كله مهشم هل يذكرك بشيء؟ |
Kırık süpürge, ortalığa saçılmış resimler, kırılmış lamba... | Open Subtitles | مكنسة مكسورة , صورة محطمة مصباح مهشم |
Kemik kırılmış. | TED | العظم مهشم. |
Dövülmüş, kemikleri kırılmış. | Open Subtitles | مهزوم، مهشم |
parçalanmış bir adamın üzerine, sevgili için yazılmış bir kart. | Open Subtitles | بطاقة معايدة مكتوبة على جثة رجل مهشم |
Yüzü bir taşla ezilerek parçalanmış. | Open Subtitles | الوجه مهشم بواسطة حجر. |
Yüzü parçalanmış. Başı parçalanmış. | Open Subtitles | وجهها محطم و رأسها مهشم |