| Bunlar yeni sözler ama hiçbiri suç mahalli ile bağlantılı değil. | Open Subtitles | هُناكَ كلماتُ جديدةَ ، ولكن لا يبدو أنَ ايا منها مُرتبط معَ مسرحُ الجريمةَ |
| - Tamam. O zaman katilimiz oyunlarla bağlantılı olabilir. | Open Subtitles | إذن يُمكن أن يكون القاتل مُرتبط بالمُباريات. |
| Bununla bağlantılı herkesin de mazereti var. | Open Subtitles | وكلّ شخص مُرتبط بذلك تمّ تأكيد عذر غيابه. |
| Onun cinayeti de Vanessa'nınkine bağlı. | Open Subtitles | وقتلها مُرتبط بقتل فانيسا لأى سبب آخر سيكون هذا موجود بذاكرة فانيسا ؟ |
| Binadaki zil telefonuna bağlı. | Open Subtitles | طرق الجرس في مبناها مُرتبط بهاتفها. |
| Makineyle bağlantısı olan herkes delilleri yok etmeye çalışacaktır. | Open Subtitles | أيّ شخص مُرتبط بالآلة سيدفن الأدلة إلى عُمق يصل إلى ستة أقدام. |
| Geçmişte bana yardım etmişti, bu dünya ile bağlantılı. | Open Subtitles | لقد ساعدني في الماضي، وهُو مُرتبط بهذا العالم. |
| Gezici Psikiyatri Birimi'nde ilgilendiğim dava dosyalarının hepsini inceledim ve bağlantılı olabilecek bir şüpheli bulamadım. | Open Subtitles | لقد أمعنت النظر بكل ملف قضية من وقت عملي بالوحدة النفسية المُتنقلة ولا يُوجد مُشتبه به مُرتبط بتطابق واضح |
| Bu arada, çalışanların ayrılması, işinizi etkileyen kronik hastalıklar, işle ilgili yaralanmalar ve hastalıklarla bağlantılı. | TED | كما أن التوتر مُرتبط بانعدام التواصل بين الموظفين، والأمراض المزمنة التي تؤثّر بعملك والإصابات والأمراض المرتبطة بالعمل. |
| Sence gerçekten annesinin davasıyla bağlantılı mı? | Open Subtitles | -أتعتقد حقاً أنّه مُرتبط بقضيّة جريمة قتل أمّها؟ |
| Ya da bu olayla bağlantılı başka birini. | Open Subtitles | أو شخص آخر مُرتبط بكلّ هذه المعمعة. |
| Bunlar sosyal güvenlik numaraları ve her biri işlenmiş bir suçla bağlantılı. | Open Subtitles | {\pos(192,215)}هذه أرقام الضمان الاجتماعي وكلٌ منهم مُرتبط بجريمة وحشية |
| - O zaman bu kadının cinayeti de... -...bir şekilde Beckett'ın annesiyle bağlantılı. | Open Subtitles | إذن وفاة هذه المرأة الشابّة مُرتبط إلى حدٍّ ما بوالدة (بيكيت)؟ |
| Joshua'nın epostalarıyla bağlantılı olan şeyleri bulmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أحاول أن أعثر على أي نشاط مُرتبط بالبريد الإلكتروني لـ(جوشوا) |
| Smith ve FBI'a durumu anlatıp kaçırıldığını ve Marx davası ile bağlantılı olabileceğini söylememiz gerek. | Open Subtitles | -يجب علينا إخبار (سميث) والمباحث الفيدراليّة أنّه قد خُطف وأنّه مُرتبط بقضيّة (ماركس). |
| Amiralin planlarıyla bağlantılı olduğundan şüpheleniyorum. | Open Subtitles | أشك أنه مُرتبط بخطط القائد |
| O gün bir şey oldu. Justin'in cinayeti ile bağlantılı bir şey. | Open Subtitles | حدث شيء في ذلك اليوم، شيء مُرتبط بمقتل (جستين)، |
| Hala sana bağlı mı görmek istemiştin. | Open Subtitles | أردتِ التأكد من أنه مازال مُرتبط بكِ |
| Zehirli seruma bağlı masum bir öğrenci. | Open Subtitles | طالب بريء ، مُرتبط بجهاز لتنقيط السُم |
| Ve Belli Hiçbir Klana bağlı Değil. | Open Subtitles | و ليس مُرتبط بأي عشيرة معيّنة |
| Kevin Cintron, lâkabı Purple. Grape Street Lobos'la bağlantısı var. | Open Subtitles | (كيفين سنترون)، المعروف بـ(بوربل)، مُرتبط بعصابة (لوبوس) في شارع (جرايب). |
| Ve görünüşe göre kurbanımızın bir sokak çetesi olan 10. Sokak Hortlaklarıyla bağlantısı varmış. | Open Subtitles | وعلى ما يبدو فإنّ ضحيّتنا مُرتبط بعصابة شارع تُدعى "غول الشارع العاشر". |