| Bence, bir kereliğine öğrenci olman yararlı olacaktır. | Open Subtitles | أعتقد,لمــرة واحدة,سيكون مُفيداً لو كُنتِ أنتِ التِلميذة |
| Biliyor musun, aslında gerçekten yararlı olacağın bir şey var bu süveterlerden hangisine ihtiyacım olduğunu dürüstçe bana söyleyebilirsin. | Open Subtitles | بالواقع، الشيء الوحيد الذي سيكون مُفيداً حقاً، إن أخبرتيني بصدق أيّ من هذه البلوزات أتخلص منهم. |
| İşine yarar belki dedim, kobay gibi. | Open Subtitles | أقول لمَ لا، فقد يكون مُفيداً لك كرجل تجارب. |
| Bakarsın FBI'a geçiş yapmak sana daha çok yarar. | Open Subtitles | ربّما إنتقال للمباحث الفيدراليّة سيكون مُفيداً لكِ. |
| Çünkü denkleminde onu kullanmış. Ve denklemi tam olarak anlamak için faydalı olabilir. | Open Subtitles | لأنّها استخدمها في هذه المُعادلة، وقد يكون مُفيداً لفهمها تماماً. |
| Charles Milk geçen hafta öldürülmüş olmasaydı bunun epey bir yardımı olurdu. | Open Subtitles | حسناً، ذلك سيكون مُفيداً إذا لمْ يكن قد قتل الأسبوع الماضي. |
| Hepsini birlikte gözden geçirmemiz daha yararlı olabilir. | Open Subtitles | قد يكون مُفيداً للغاية إذا استعرضناهم كلهم معاً. |
| - Yani, düşündüm de işinizden yararlı ne var ki? | Open Subtitles | -كم ذلك مُشجع -لذلك قد كنتُ أفكر ماذا يمكن أن يكون مُفيداً أكثر مِن الذي تفعلهُ أنت؟ |
| Katilin kimliğini saptarken yararlı olabilir. | Open Subtitles | قد يكون مُفيداً في التعرّف على القاتل. |
| Kardeşin yararlı olmayı bıraktı. | Open Subtitles | توقف أخيكِ عن كونه مُفيداً لنا |
| Belki yararlı bir şey bulabiliriz. | Open Subtitles | قد نجد شيئاً مُفيداً فيه. |
| İşe yarar bulduğunuz herşeyi alın. | Open Subtitles | خذوا معكم كل ما ترّوهُ مُفيداً |
| İşe yarar dedim halat, pil, nefes alma aparatı ... | Open Subtitles | لقد قُولت " مُفيداً " من ملابس غطس وبطاريات ومعدات التنفس الصغيرة |
| Ona işe yarar bir şeyler anlatırsan eşyalarını geri vereceğim. | Open Subtitles | -سأُعيد لكَ أشيائك، إن أعطيته شيئاً مُفيداً |
| Bu işe yarar. | Open Subtitles | رُبما يكونُ هذا مُفيداً |
| Sonunda işe yarar bir şey yapıyorsun. | Open Subtitles | وأخيراً ستفعل شيئاً مُفيداً. |
| Beni dışarıya sürgüne yollayınca ben de faydalı bir şeyler yapayım dedim. | Open Subtitles | حسناً ، منذ أبعدتيني في الخارج مع المُصابين بمرض الجُذام قررت أن أجعل نفسي مُفيداً |
| Telefonundan porno izlemek faydalı mı oluyor? | Open Subtitles | هل تدعو مُشاهدة أفلام جنسية على هاتفك شيئاً مُفيداً ؟ |
| Ama bizim için faydalı olacak bir uygulama gördük. | Open Subtitles | لكننا رأينا تطبيق كان مُفيداً بالنسبة لنا |
| Para konularında nasıl zorda olduğumu biliyorsun. Maaşımda artışın çok yardımı olur. | Open Subtitles | إنّك تعلم كمْ كنتُ مُتوتراً حول المال بالآونة الأخيرة زيادة في الراتب سيكون مُفيداً حقاً. |
| Bize çok yardımı olur. | Open Subtitles | ذلك سيكون مُفيداً لنا كثيراً. |