| Benim için çok, çok önemli olan şey. | Open Subtitles | هذا الأمر ، مُهم جداً جداً ، بالنسبة إليَّ. |
| O bebek gibi görünen bir şeytan. Ayrıca çok önemli bir işin önündeki engel. | Open Subtitles | إنّه شيطان يبدو وكأنّه طفل، وهي تُعرقل عمل مُهم جداً. |
| Ayrıca arayışlarımızı planlama konusunda bize yol göstermesi de çok önemli. | Open Subtitles | لكنه أيضاً مُهم جداً في إرشادنا و التخطيط لبحثنا. |
| Bugünlerde kadınlar seksin çok önemli olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | و، آه، في الوقت الحاضر، يبدو أنّ النساء يعتقدن أنّ الجنس مُهم جداً. |
| İddia makamı için bu kesik çok önemli. Kesiğe sebep olan şey konusunda yanılmış olma ihtimaliniz var mı? | Open Subtitles | هذا الجرح مُهم جداً لقضية الولايه أيحتمل ان تكون مخطئاً حيال ما سببه؟ |
| Sizden çok önemli bir isteğim olacaktı. | Open Subtitles | هناك شيء مُهم جداً أريد أن أطلبه منك |
| Bayan Salander, bak, bu çok önemli. | Open Subtitles | سيدة "سالاندر" ، ارجوك اصغِ إليّ، فهذا مُهم جداً |
| - çok önemli bir konuda. | Open Subtitles | أُريد أن أتناقش معك . فى أمر مُهم جداً |
| Sen ekibin çok önemli bir üyesisin. | Open Subtitles | أنت جُزء مُهم جداً جداً من الفريق. |
| Evet, bence çok önemli. | Open Subtitles | نعم , أعتقد أنه مُهم جداً |
| Bu benim için çok önemli. Senin için de önemli. | Open Subtitles | إنه مُهم جداً لكلانا. |
| Tamam, bu çok önemli. | Open Subtitles | حسناً، إنّه أمر مُهم جداً. |
| O, bizim için çok önemli. | Open Subtitles | و هو مُهم جداً بالنسبة لنا. |
| Lütfen, Ian, bu çok önemli. | Open Subtitles | ارجوك, آيان, هذا مُهم جداً. |
| Bu çok önemli Johnny. | Open Subtitles | هذا أمر مُهم جداً يا جوني. |
| - Benim bebeğim ve onu çok seviyorum. Benim için çok önemli. | Open Subtitles | -إنه طفى وهو مُهم جداً |
| çok önemli. Hayır. | Open Subtitles | أنهُ مُهم جداً |