| Geçen gün sargısını açtığını gördüm ve elini defalarca lavaboya vurdu kasten kanamasına neden oldu. | Open Subtitles | حسناً، ذلكَ اليَوم رَاَيتُهُ يَفُك ضِمادَه و يَضرِب يَدَهُ مِراراً بالمِغسَلَة مُتَعَمِداً ما أدى لنَزفِها |
| Sen defalarca kalp istediğini söyledin. | Open Subtitles | لا أنتَ قلتَ بأنكَ تُريدُ قلباً مِراراً وتِكراراً |
| Ve defalarca olmasına izin verdin. | Open Subtitles | بأنكِ سمحتِي لِهذا أن يحدُثَ مِراراً وَتكراراً. |
| Bazı eski arkadaşlara rastladım, aslında daha çok onlar bana rastladı gibi defalarca yumrukları ve tekmeleriyle. | Open Subtitles | أوه , اصطدمت ببعض الأصدقاء القداما كأن الأمر أنهم هم من أصطدموا بي مِراراً |
| Oswald Islah Tesisi'nin bölüm yöneticisi... hem mahkûmlar hem de gardiyanlar tarafından defalarca... cinsel tacizle suçlanıyor. | Open Subtitles | مُدير الوَحدَة في مَرفَق أوزولد الإصلاحي... . قَد اتُهِمَ مِراراً بالتحرُّش الجِنسي مِن قِبَل السُجناء |
| Yaşadığım bütün bu bokluklarda bana defalarca ve defalarca beni sevdiğini söyledin ve tüm istediğin benim de seni sevmemdi. | Open Subtitles | الشيء الوَحيد في هذهِ المَهزَلَة الذي كَرَرتَهُ مِراراً و تِكراراً هوَ أنكَ تُحِبُني، و كُل ما أرَدتَه كانَ أن أقولَ أني أُبادِلُكَ الشُعور |
| defalarca zaferime engel oldu. | Open Subtitles | مِراراً وتكراراً يُنكر نَصريّ. |
| Yargılama sürecindeki bazı teknik hatalardan dolayı ki Viktor altını defalarca çizmişti, tüm suçlamalardan aklandım. | Open Subtitles | وبسبب بعض الأخطاء التقنية في الدعوى القضائية والتي شدد عليها (فيكتور) مِراراً وتكراراً تمت تبرئتي من جميع التهم |
| defalarca! | Open Subtitles | مِراراً وتِكراراً |
| Biliyoruz, defalarca kez söylemiştiniz. | Open Subtitles | أجل, أخبرتنا مِراراً |
| defalarca. | Open Subtitles | مِراراً وتكِراراً |