Gerçekte,şeylerde aynı fikirdeyiz değil mi? | Open Subtitles | في الواقع، نحن نتفق على الكثير من الأشياء، أليس كذلك؟ |
Sınıflarda cep telefonlarına izin verilmemesi konusunda hepimiz aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | نحن نتفق على قاعدة أن الهواتف المحمولة غير مسموح بها في الصف |
İlk kez aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | للمرة الأولى نحن نتفق على أمر ما |
hemfikir olacağımız bir şey varsa o da rastgele birkaç yüz insanı öldürürseniz hiçbir şeyin değişmeyeceğidir. | Open Subtitles | نحن نتفق على شيء واحد، اقتل بعض الأشخاص العشوائيين، لا شيء سيتغير |
Temelde sana Katılıyoruz. Ev tamamen güvenlikli. Gizlilik isteyen biri var orada, belli. | Open Subtitles | مبدئياً نحن نتفق معك، المنزل يوحي بالأمن، يوحي بأن هنالك شخصٌ يريد الخصوصية |
Kolluk işinde, bu şeye adapte olmamız ve toplum polisliğine daha uyum sağlamak gerektiğini kabul ederiz | TED | عند تطبيق القانون، نحن نتفق على اعتماد هذا التفكير ونتجه أكثر إلى الشرطة المجتمعية. |
Temelde aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | اساساً نحن نتفق معه |
İlk kez aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | في هذه المرة فقط، نحن نتفق |
Bu sebeple biz de onunla aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | لذلك نحن نتفق معها |
Evet, seninle aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | نحن نتفق معك بهذا |
Hepimiz aynı fikirdeyiz, değil mi? İyi. | Open Subtitles | نحن نتفق جميعا، أليس كذلك؟ |
- Bak işte aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | -ها أنت ذا، نحن نتفق فقط |
aynı fikirdeyiz. | Open Subtitles | نحن نتفق |
Vay be. Bir konu da hemfikir olduk. | Open Subtitles | واو ، اخيرا نحن نتفق في شيء ما |
Ekselansları'nın ve General George Washington'ın temsilcileri olarak hemfikir olup geleneğe uyuyoruz. | Open Subtitles | (كمُمثل لفخامته السيد (جورج واشنطن نحن نتفق ونلتزم بهذه التقاليد |
Buna biz de Katılıyoruz çünkü yara çıkışı da yok. | Open Subtitles | نحن نتفق في هذا لأنّه لا يوجد جرح خروج. |
Katılıyoruz. Çok ileri gitti. | Open Subtitles | نحن نتفق, لقد تمادت |