| Değerli insanlarla, gereksiz şeyler uğruna boşuna harcadığım zaman için pişmanım. | TED | و ندمت على الوقت الذي ضيعت على أمور غير مهمة مع أشخاص يهمونني. |
| Eğer bir anlam ifade edecekse, seni o gezegende bıraktığım için pişmanım. | Open Subtitles | أنه لايعنى أى شىء,انا ندمت على تركك فى هذا الكوكب لا تفهمنى خطأ |
| Herhâlde bugün olanlardan sonra bana kâseyi verdiğine pişmansındır. | Open Subtitles | أظن أنه بعد عصر هذا اليوم، ندمت على إعطائي الوعاء. |
| Ve Tanrı dedi ki:'Yarattığım adamı ve hayvanları yok edeceğim, çünkü onları yaptığıma pişman oldum.' | Open Subtitles | وقال الله: سوف أدمر الإنسان الذى خلقته لاننى ندمت على أننى خلقت الانسان والحيوان |
| Belki, cinsel faaliyetini bir kişiyle sınırladığı için pişman oldu. | Open Subtitles | ربما ندمت على قرارها بأن تتقيد برجل واحد |
| Her gün bunun için pişmanlık duydum, ama başka seçeneğim yoktu. | Open Subtitles | ندمت على هذا كل يوم لكن لم يكن لدي الخيار |
| Çocuklar, o sözleri ettiğime pişman olacaktım. | Open Subtitles | يا أطفال ، ندمت على قولي لهذه الكلمات |
| Planların nedir, diye sordu ve sorar sormaz pişman oldu. | Open Subtitles | ما هى مشاريعك ؟ لقد سألت و ندمت على هذا فوراً |
| Sahip oldugum tüm fanteziler düzeltmek istediğim bütün pişmanlıklarım ve yanlışlarım kıyamet kopmadan yapmak istediğim her şey. | Open Subtitles | أي شيئ ندمت على قيامي به كل خطأ أرغب بتصويبه كل شيئ أخير أرغب بالقيام به قبل ان ينتهي كل شيئ |
| Ama bütün bunlara rağmen tek bir şey için pişmanım. | Open Subtitles | لكن من بين كل هذا ندمت على شيء واحد فقط |
| Ama almadığımız için pişmanım ve bir sürü para kaybettik. | Open Subtitles | لكنني ندمت على عدم الإستثمار وخسرنا الكثير من المال |
| O kapıdan çıkıp onlara o hazzı yaşattığım için pişmanım. | Open Subtitles | ندمت على خروجي من ذلك الباب وقد منحتهم الرضا. |
| senin o güzel kafana güzel bir kruvasan attığım için pişmanım. | Open Subtitles | و... ندمت على رمي كروسان معد بإتقان, على رأسك الجميل |
| Eminim ki, o ikinci burgeri yediğine pişmansındır. | Open Subtitles | أراهن بأنك ندمت على أخذك تلك (البرغر) الأخرى الآن |
| Beni öptüğüne pişmansındır eminim. | Open Subtitles | أراهن أنك ندمت على تقبيلي |
| Tabi söyler söylemez pişman oldum, öfkeyle söylemiş olduğumu biliyordum... | Open Subtitles | حالما قلت ذلك , بالطبع ندمت على ذلك, لأنني علمت لأنني تكلمت بغضب |
| Nasıl duydun nereden duydun bilmiyorum, fakat o gün ne kadar pişman oldum biliyor musun? | Open Subtitles | لا اعرف ما الذي سمعته هل تعلم كم ندمت على ذلك اليوم؟ |
| Belki, cinsel faaliyetini bir kişiyle sınırladığı için pişman oldu. | Open Subtitles | ربما ندمت على قرارها بأن تتقيد برجل واحد |
| Babamı öyle gördükten sonra her şeyden pişmanlık duydum. | Open Subtitles | ، بعد رؤية والدي بهذا الشكل ندمت على كل ذلك |
| Çocuklar, o sözleri ettiğime pişman olacaktım. | Open Subtitles | يا أطفال ، ندمت على قولي لهذه الكلمات |