| Beni ve ağabeyimi bir kaç bildiri yüzünden suçlu ilan ederek asıl siz hakaret ediyorsunuz oysa ki, biz kelimelerle ikna etmeye çalışmaktan başka bir şey yapmadık. | Open Subtitles | عندما تعتبرنا أنا و أخي مجرمون بسبب بضعة منشورات رغم أننا لم نرتكب اي شيء أخر عدا الإقناع بالكلمات |
| Başımızın belada olmaması gerek yanlış birşey yapmadık. | Open Subtitles | إننا لسنا في مُشكلة. لأننا لم نرتكب أي شيء خاطئ. |
| Yanlış bir şey yapmadık ama bizi birer kaçak haline getirdiler. | Open Subtitles | , لم نرتكب أيّ خطأ و هم جعلونا هاربين |
| Sen bir hata yaptın o kadar. Herkes hata yapar. | Open Subtitles | لقد ارتكبتى خطأً, هذا ما فى الأمر كلنا نرتكب الأخطاء |
| - Yasa dışı bir iş kurmuşsunuz. - Hepimiz hata yapabiliriz. | Open Subtitles | ـ وبدأت بإنشاء عمل ضخم غير شرعىّ ـ نرتكب جميعاً الأخطاء |
| Diyalog olmadan da, aynı hataları tekrarlayıp dururuz, çünü yeni olan hiç bir şey öğrenmeyeceğiz. | TED | وبدون حوار سنظل نرتكب نفس الأخطاء لأننا لن نتعلم أي جديد |
| Bunun yerine aynı hataları yapmaya devam ediyoruz. | Open Subtitles | ولكننا نمثل أمامهم أنه لدينا القوة والامل ولكننا نعود نرتكب نفس الخطـأ |
| Fakat kaçmakla yanlış yapıyoruz. | Open Subtitles | ولكننا نرتكب خطاً بهروبنا من هنا |
| Hayır bence o polis götün tekı... ama kötü bir şey yapmadık. O yüzden sakin ol. Yolumuzu biraz uzatacagız. | Open Subtitles | - لا, إنه شرطيٌ أبله, كما أننا لم نرتكب أي شيئ خطأ, فاهدأ - |
| Hiçbir şeyi yanlış yapmadık. | Open Subtitles | ونحن لم نرتكب أي خطأ. |
| Yanlış bir şey yapmadık, amca. | Open Subtitles | . نحن لم نرتكب ذنباً ، عمي |
| Çünkü biz yanlış bir şey yapmadık. | Open Subtitles | لأننا لم نرتكب أي خطأ |
| Yanlış bir şey yapmadık ki. Çok sevimliydi. | Open Subtitles | لم نرتكب أي خطأ ...فقد كان شيئاً لطيفاً |
| Biz yanlış bir şey yapmadık! | Open Subtitles | لم نرتكب شيئاً خاطئ |
| Bu, hesap davranışlarına bakarken yüzlerce parametreyi değerlendirdiğimiz anlamına geliyor ve yine de hata yapabiliyoruz ve bunu yeniden değerlendirmek zorundayız. | TED | هذا يعني أنه علينا تقييم المئات من المتغيرات عند النظر في سلوكيات الحساب، ومع ذلك، قد نرتكب الأخطاء ونضطر لإعادة التقييم. |
| Alternatifler aynı kulvarda olduğu zaman bize verilen gerekçeler, bir hata yapıp yapmadığımızı belirleyecek gerekçeler en az ne yapmamız gerektiği kadar etkisiz. | TED | عندما تكون البدائل متساوية، فإن الخيارات المعطاة لنا، تلك التي تحدد فيما إذا كنا نرتكب خطئًا، صامتة أمام ما نفعله. |
| Dinlemek, öğrenmek, unutmak, tekrar öğrenmek, hata yapmak ve öğrenmeye devam etmek bize düşer. | TED | وظيفتنا كحلفاء أن نستمع ونتعلم وأن ننسى ونعيد التعلم، وأن نرتكب أخطاء ونواصل التعلم. |
| Annemin de bu hataları yapmadığına emin oluyorum sadece. | Open Subtitles | أنا على صنع مجرد متأكد أمي لا نرتكب نفس منها. |
| Annemin de bu hataları yapmadığına emin oluyorum sadece. | Open Subtitles | أنا مجرد التأكد من أمي لا نرتكب نفس منها. |
| Bir dahakine aynı hataları yapmayacağız. | Open Subtitles | في المرة القادمة لن نرتكب نفس الأخطاء. |
| Bence yanlış yapıyoruz. | Open Subtitles | اشعر اننا نرتكب خطأ |
| Hepimiz bir sürü yanlış yapıyoruz. | Open Subtitles | كلنا نرتكب الكثير من الاخطاء |