| Ben efsane değilim. Hakettiğimiz özgürlüğe kalpten inanan her hangi bir jaffa gibi savaşıyorum. | Open Subtitles | أنا لست بإسطورة , قاتلت بقلب جافا صادق يبحث عن الحرية التي نستحقها |
| Çünkü o bizi sevdi, ve oğlu İsa'yı bizim Hakettiğimiz cezayı çekmesi için gönderdi. | Open Subtitles | و لأنه يحبنا فقد أرسل السيد المسيح – عليه السلام ليأخذ العقوبه التي نستحقها و يتحملها عنا |
| Şu eşyalara bak ya. Şerefsizler bizim hak ettiğimiz çocukluğu yaşıyormuş. | Open Subtitles | أولئك الأطفال الملاعين نعموا بالطفولة التي كنا نستحقها |
| Onu alacağız, ve aldığımızda, hak ettiğimiz her cevabı alacağız. | Open Subtitles | ، سنُمسك بها وعندما نفعل ذلك سنحصل على كل الإجابات التي نستحقها |
| İkimiz de hak ettik. | Open Subtitles | إننا نستحقها. |
| * Buna değeriz biz ama * * Biliyorum değdiğimizi * | Open Subtitles | * لكننا نستحق فرصة، تعلم أننا نستحقها * |
| Yönetimin bize bunları vermesi dışarıdaki herhangi birinden daha çok hak ediyoruz demek değil ki. | Open Subtitles | شركة "إم سي سي" أعطتنا كل هذه الأشياء. رغم أننا لا نستحقها أكثر من أي سجينة هنا. |
| Hakettiğimiz hayata! | Open Subtitles | من اجل الحياة التي نستحقها |
| Hakettiğimiz yaşamı. | Open Subtitles | الحياة التي نستحقها |
| hak ettiğimiz işleri almanın vakti geldi. | Open Subtitles | لنحصل على تلك الوظائف التي نستحقها بحق |
| Sonunda Phillip'le hak ettiğimiz, hep arzuladığımız hayata kavuşmuştuk | Open Subtitles | أنا و(فيليب) بدأنا نعيش الحياة التي نريدها حياة نستحقها |
| hak ettiğimiz sonu buluyoruz galiba. | Open Subtitles | لاقينا النهاية التي نستحقها |
| Bunu hak ettik. | Open Subtitles | نحنُ نستحقها |
| Evet, hak ettik. | Open Subtitles | أجل نستحقها |
| * Buna değeriz biz ama * * Biliyorum değdiğimizi * | Open Subtitles | * لكننا نستحق فرصة، تعلم أننا نستحقها * |
| Evet, hak ediyoruz. Arkadaşımız aldı. | Open Subtitles | نعم، نستحقها إنها من صديقتنا |
| - Haklısın. Kesinlikle hak ediyoruz. | Open Subtitles | إنك محق إننا نستحقها |
| Hepimiz hak ediyoruz. | Open Subtitles | جميعًا نستحقها |