| Onun saçının kokusunu, kötü olsalar bile Şakalarıma gülerken burnunun aldığı şekli özledim. | Open Subtitles | أفتقد رائحة شعرها .. الطريقة التي تحرك بها أنفها حين تضحك على نكاتي |
| Şakalarıma da gülerdi, ki bu oldukça güzel bir artıydı. | Open Subtitles | وكانت تضحك لسماع نكاتي كذلك وكانت هذه مزية إضافية لطيفة |
| Onu sonra bilgilendiririz. Esprilerime yalandan mı gülüyorsunuz? | Open Subtitles | ،سنلحق بها لاحقاً هل كنتم فعلاً تختلقون الضحكة على نكاتي |
| En azından bazılarına göre. Esprilerime gülmen gerekiyor. Asistan olarak görevlerinden bazıları... | Open Subtitles | على الأقل حسب أقوال بعض الأشخاص أيضًـا يجب عليكِ أن تضحكي على نكاتي على أيةِ حال إنها أشياء الأساسية في مساعدتي الشخصية |
| Benimle 137 km yol gittin, sigaralarımı içtin, şakalarımı dinledin. | Open Subtitles | كنت تقود 85 ميلًا معي وتدخن سجائري وتستمع إلى نكاتي. |
| Keşke kendi esprilerimi yapacak kadar cesaretim olsaydı. | Open Subtitles | ولو أنني فقط أملك الجرأة لأصنع نكاتي الخاصة |
| Biraz sıkıcıydı. şakalarım pek tutmadı. | Open Subtitles | كانت محاضرة رتيبة نكاتي لم تنفع في تطرية الأجواء |
| Bundan sonra esprilerim gerçekten çok komik olmadıkça gülmek yok. | Open Subtitles | من اليوم فصاعداً لا أريد أن يضحك أحدكم على نكاتي مطلقاً مالم تكن تسبب هيستيريا من الضحك |
| Bazen kötü şakalarımdan birine güldüğünü duyuyorum hâlâ. | Open Subtitles | أجل ، ما زلت أسمعه أحيانا يضحك على إحدى نكاتي السيئة |
| şarabımı vermeni, Şakalarıma gülmeni, bütün gün at sürdükten sonra ayaklarımı ovmanı istiyorum. | Open Subtitles | أن تصبي لي النبيذ أن تضحكي على نكاتي تدلكي ساقيّ المتعبة من ركوب الخيل طوال اليوم |
| Şakalarıma gülmen hoşuma gidiyor onları anlayacak kadar zeki olmasan bile. | Open Subtitles | أحبك كونك تضحك على نكاتي بالرغم من أنك لست ذكياً بما يكفي لتفهمهم |
| Bana ilgi duyduğuna inanamıyordum ama bütün Şakalarıma gülüyordu. | Open Subtitles | لم اكن اصدق انها مهتمة لكن كانت تضحك على جميع نكاتي |
| Esprilerime gülmen hoşuma gitmişti ama şimdi gözüme tuhaf gelmeye başladın. | Open Subtitles | كنت معجب بك عندما كنت تضحك على نكاتي الآن، أعتقد أنك غريب الاطوار |
| Hiç kimse benimle konuşmuyor, Esprilerime gülmüyor. | Open Subtitles | لا أحد يتكلّم معي، لا يضحك أحد من نكاتي |
| İğrenç Esprilerime gülecek kimse kalmayacaktı. | Open Subtitles | مع عدم وجود أحد ليضحك على نكاتي الغبية |
| Neyse, şova devam etmemiz gerekiyor ve şakalarımı da zaten yaptım. | Open Subtitles | على أي حال، علينا أن نكمل العرض وبالفعل قمت بـ نكاتي |
| Anlıyorum, mütevazı şakalarımı daha tutumlu kullanmalıyım. | Open Subtitles | سيكون عليّ أن أكون أكثر حرصاً فيما يخص نكاتي |
| Benim yanıma otur. Senden başka herkes şakalarımı duydu. | Open Subtitles | أنت ستجلسين بجانبي فقد سمع جميع من هنا نكاتي |
| Bu adamlar benim esprilerimi hiç kullanmıyorlar. Neden biliyor musun? | Open Subtitles | هؤلاء القوم لا يستخدمون نكاتي أبدا. |
| Sakın esprilerimi çalayım deme. | Open Subtitles | لا تسرق أياً من نكاتي. |
| Benim şakalarım ve sağa sola attığım laflar. | Open Subtitles | كل نكاتي المضحكة والأشياء التي أقولها |
| Kirli şakalarım, hep sinirlenmiş semenderlerim, | Open Subtitles | نكاتي البذيئة أيها الثمالى دائما |
| Konuşmalarım şirin değil, esprilerim komik değil ve çocuklar evden ayrıldığında ve benim nasıl bir manyak olduğumu anladığında benden bıkacaksın. | Open Subtitles | ألفاظي ليست جميلة، نكاتي غير مضحكة، و... وستسأم مني بمجرد مغادرة الأولاد وتدرك إلى أي درجة أنا مجنونة. |
| Oh, Jeannie benim şakalarımdan hoşlanmaz. | Open Subtitles | جيني لا تحب نكاتي |