| Bir risk sermayesi grubuna üyeyim. Bankaya yatırım yapmayı düşünüyorduk. | Open Subtitles | أنا جزء من مجموعة ذات رأس مال، نحن نُفكّر في الإستثمار بالمبنى. |
| Pekala bunun kulağa delice geldiğini biliyorum, fakat biz düşünüyorduk ki Annie Hobbs'un bu işle bi alakası var. | Open Subtitles | {\pos(192,210)} حسنٌ، أعلمُ بأنّ هذا سيكون وقعه جنونيًّا، لكنّا كُنّا جميعًا نُفكّر بأنّ (آني هوبز) لها علاقة بالأمر. |
| Evet, çok büyük düşünüyorduk. | Open Subtitles | أجل، كنّا نُفكّر بشكل كبير. |
| Pekala, bunun hakkında biraz daha düşünelim ve bir karara varalım. | Open Subtitles | حسناً, سوف نُفكّر في الموضوع أكثر بعض الشيء وبعد ذلك سوف نتخذ القرار |
| Bunu bir kuşak çatışması olarak düşünelim. | Open Subtitles | دعونا فقط نُفكّر بهذه .كـ فجوة بين الأجيال |
| Hani olumlu düşünüyorduk? | Open Subtitles | ظننتُ أننا نُفكّر بإيجابيّة. |
| Tamam, düşünelim. | Open Subtitles | حسناً، دعونا نُفكّر. |