Eğer sürpriz br sıym yapmazlarsa, bir dğeri dört saat içinde olacak. | Open Subtitles | هذا إذا لم يكونوا قد أعدُّوا لنا المفاجأة, خلال الأربع ساعات القادمة. |
Eğer bunu durduramıyorsan, Eğer dünyayı kurtaramıyorsan o zaman bunu yapmalısın. | Open Subtitles | إذا لم توقف هذا إذا لم تنقذ العالم عليك فعل ذلك |
Hayır, ben gerçek bir kafesten bahsediyorum, hayvanat bahçesindeki bir hayvan gibi Bu da Eğer seni öldürmezlerse. | Open Subtitles | أقصد قفص حقيقي .. كالحيوانات في حديقة الحيوانات هذا إذا لم يقتلوك قبلها |
Ama bu kadar saf olmasaydın bunu yapmak zorunda olmayacaktın. | Open Subtitles | لكن لم يتوجب عليك فعل هذا إذا لم تكن ساذج. |
Sonra, Eğer istediğim yapılmazsa, buradakilerin hayatının benim için hiç değeri yok anladın mı? | Open Subtitles | وبعد هذا إذا لم ينفذ ما أطلبه سوف أقتل هؤلاء الناس هل تفهمين؟ |
Eğer gitmezse bunun altında kim olduğunu asla öğrenemeyiz. | Open Subtitles | نحن مَا سَنصْبَحُ قادرون على أَنْ نكتشف هذا إذا لم ندعها تذهب |
Buna mecbur değilsin. Eğer 5000$ bulamazsak pezevenk, bunu yapacak. | Open Subtitles | ليس عليك أن تفعلى هذا , إذا لم نأت بخمسةألافدولارفىأسرع وقتسيقوم قوادهابهذا. |
Eğer burnunu karıştırmazsan, sümüklerin orada kalır ve burnunu tıkarsa ölebilirsin, diyordu. | Open Subtitles | ولقد قال هذا إذا لم تلتقط أنفك بأن مُخاطك يمكن أن يرجع ويسد مجرى الهواء, ويمكن أن تموت |
Sizin gibi kim kurallara riayet etmezse, para ve izlenme cezasına çarptırılacak, Eğer devam ederse süresiz kapatmaya kadar gider, tıpkı Kappa Tau'ların içinde bulunduğu durum gibi, bunun hepimize bir iyilik olacağını umuyorum. | Open Subtitles | الذين لن يمتثلُوا للأوامر، سَيُعاقبُون بالغراماتِ والمراقبة، هذا إذا لم يَصلُ إلى الإغلاقِ الدائمِ للأخوية، |
Yararı dokunmadı korkarım ki. Eğer gerçekten "yapmayacaksın" diyen biri yoksa o zaman pek de sıcak bakamıyorum. | Open Subtitles | ليس جيداً ,أخشى هذا إذا لم يكن هنالك من يحاسبني |
Eğer bu çok gülünç değilse, gülünç olmalı. | Open Subtitles | و هى تستخدم كذلك في مطاعم تقدم الكركند الأحمر حسنا ، هذا إذا لم يكن مثيرا للسخرية فسيكون مضحكا للغاية |
Eğer oğlunun kulağını falan kesseydin yine eski haline dönerdi. | Open Subtitles | هذا إذا لم تكن قد شرّحت إبنه كان سيعود إلى ما كان عليه قديما |
Eğer hayranlarım senin için sorun teşkil etmeyecekse. | Open Subtitles | هذا إذا لم يكن لديك مانع في كل من يحيطون بي |
Eğer önemli olduğunu düşünmeseydim böyle bir işe kalkışmazdım. | Open Subtitles | لم اكن سأفعل هذا إذا لم أكن أعتقد انه مهم جداً |
Eğer sendeki ve diğer dördündeki "yeni nesil Süper kahramanlar" potansiyelini görmeseydim, Bu teklifi de yapmazdım. | Open Subtitles | أنا لم اكن لاعرض عليك هذا,إذا لم اكن اعلم بالمقدره في داخلك وداخلهم,لتكونوا الجيل التالي من الابطال الخارقين |
Eğer nişanlı değilsek bunu daha fazla takamam. | Open Subtitles | لا أستطيع أن ألبس هذا إذا لم أكن مخطوبتك |
Doğal Bilimler Enstitüsü ve sizin nezaketiniz olmasaydı bunu yapamazdım. | Open Subtitles | أنا لا يمكن أن فعلت هذا إذا لم تكن لصناعة العلوم الطبيعية على إتاحة الفرصة لي لطفك. |
Hap'i öldürdüğünü biliyor. Kendinden geçmiş olmasan bunu sen de anlardın. | Open Subtitles | هى تعرف أنك قتلت هاب كنت ستدرك هذا إذا لم تكن متوتر |