| Meselâ diyelim ki Bu sandalyeyi bilmemi istemiyorsun. | Open Subtitles | لنقل أنك لا تريدينى أن أعرف عن هذا الكرسى |
| Bu sandalyeyi ne kadar çok sevdiğini fark etmemişiz galiba. | Open Subtitles | ما أدركنا كم أنك تحب هذا الكرسى |
| Bir sonraki açıkça anımsadığım şey, o sandalyede yaklaşık saat 4:00'te irkilip kalkmam, neredeyse günün ışıdığını fark etmem ve birinin ışıkları söndürmüş olması. | Open Subtitles | وما اذكره بوضوح بعد ذلك هو نهوضى من على هذا الكرسى فى حوالى الرابعة وانا الاحظ انه الفجر تقريبا |
| İyi bir şey değil, bunu biliyorum. o sandalyede oturmuştum. Acı veriyor. | Open Subtitles | إنه ليس جيداً ، أعرف هذا لقد كنت على هذا الكرسى ، فهو يؤلم |
| Çocuklar, bu minder oldum olası buradaydı. | Open Subtitles | يا رفاق هذا الكرسى كان موجودًا هنا منذ زمن |
| Bu sandalyede masanın arkasında oturduğumu düşün. | Open Subtitles | .. ؟ أفترضى أننى أجلس على هذا الكرسى خلف المكتب , ها هو المكتب |
| Demek insanlar gelip bu sandalyeye oturuyor ve sana bir şeyler satmaya çalışıyor? | Open Subtitles | اذاً. الناس تأتى و تجلس على هذا الكرسى وتحاول ان تبيعك اشياء؟ |
| Bu sandalyeyi alın. | Open Subtitles | تعالى خذ هذا الكرسى |
| Bu sandalyeyi kırarım! | Open Subtitles | سوف اكسر هذا الكرسى |
| Veya Bu sandalyeyi. | Open Subtitles | مع هذا الكرسى |
| Wendy, o sandalyede otururdu. | Open Subtitles | ويندى كانت تجلس فى هذا الكرسى |
| Ted, bu minder senin için bu kadar önemliyse kendin alsana. | Open Subtitles | تيد اذا كان هذا الكرسى يعنى لك الكثير هكذا فلم لا تحتفظ به لنفسك ؟ |
| Bu sandalyede yıllarca oturup defalarca başarısız olmanızı izleyebilirim. | Open Subtitles | بقدورى الجلوس على هذا الكرسى لسنوات وأراك تفشل مره تلو الاخرى |
| - Yazılarını Bu sandalyede mi yazıyorsun? | Open Subtitles | هل هذا الكرسى الذى تكتبين عليه ؟ أجل |
| bu sandalyeye otur. | Open Subtitles | أجلسى على هذا الكرسى |