| Kulağa delice geleceğini biliyorum çünkü o komada ama bunu ondan öğrendim. | Open Subtitles | أعلم بأن الأمر يبدو جنونيًا لأنه في غيبوبة ولكني عرفت هذا منه |
| Eğer durum değiştiyse, bunu ondan duymam lazım. | Open Subtitles | لو تغيرت الامور فاريد ان اسمع هذا منه |
| Beni sevdiği için yaptı ve bunu ondan almayacağım! | Open Subtitles | ... بل فعلها لأنه يحبني ! ولن أنتزع هذا منه |
| Sanki bunları ondan duymak zorundaydın. | Open Subtitles | و هل كان يتَعَيَّنَ عليك أن تعلم هذا منه ؟ |
| Ama o benim de arkadaşım, bu yüzden bunları ondan duymalıyım. | Open Subtitles | و لكنه صديقي أيضا و أريد سماع هذا منه أيضا |
| bunu ondan öğrenmelisin | Open Subtitles | لا بدّ وأنك تعلّمت هذا منه |
| Evet yapacak, çünkü bunu ondan isteyeceğim. | Open Subtitles | بل سيفعل، لأنني سأطلب هذا منه |
| bunu ondan duymam gerek. | Open Subtitles | أريد أن أسمع هذا منه مباشرةً |
| - Bunu, ondan bekliyorum. | Open Subtitles | انتظرت هذا منه |
| bunları ondan almana izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | وأنتِ لن تأخذي هذا منه |