| bu yıldızlar Güneş gibi olağan. Yaşları, her şey normal. | TED | هذه النجوم طبيعية كما الشمس. العمر, وكل شيء كان طبيعيًا |
| Ve deney süresince, bu yıldızlar çok büyük mesafe katetti. | TED | و خلال مدة هذه التجربة تحركت هذه النجوم بمقدار هائل |
| bu yıldızların muazzam kütlesi bütün yıldızları gökadanın içinde dairesel yörüngelerde tutar. | TED | وهذا الكم الهائل من الكتلة لكل هذه النجوم يبقي النجوم في مدار دائري في المجرة. |
| bu yıldızların cinayet mahalleriyle bağlantısı olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أن هذه النجوم بطريقة ما منسقة مع مواقع هذه الجرائم |
| Birlikte hareket etme ve medeniyet olarak hayatta kalıp en sonunda O yıldızları keşfetme sorumluluğu... | Open Subtitles | مسؤولية العمل معاً كحضارة كي نحيا و أخيراً , إستكشاف هذه النجوم. |
| O yıldızları çok iyi bilirim. | Open Subtitles | أنا أعرف هذه النجوم جيدا |
| o yıldızlar gerçekten bizsek büyük kubbenin de aynı noktasında gitmeliyiz. | Open Subtitles | ،إذا كانت هذه النجوم تمثلنا نحن في الحقيقة إذن فيجب علينا أن نذهب لنفس المواقع بالقبّة الكبيرة |
| bu yıldızları son görüşümüz olabilir. | Open Subtitles | قد تكون هذه آخر مرة ننظر فيها إلى هذه النجوم |
| Çünkü avuçtaki gıdıklanma hissi gelir ve gider, çok sayıda deneğe ihtiyacınız vardır ve bu yıldızlar onları önemli kılar. | TED | لأن الإحساس بالدغدغة يأتي ويذهب، تحتاج إلى أعداد كبيرة من المتطوّعين مع هذه النجوم التي تجعلها ذات معنى. |
| Bütün bu yıldızlar galaksimiz Samanyolu'nun bir parçası. | TED | وكل هذه النجوم ليست إلا جزءاً من مجرتنا، مجرة درب التبانة. |
| bu yıldızlar bulutlara oturmuş gökteki iki bürokratı, ve bunlardan isteklerde bulunan ahaliyi temsil ediyordu. | Open Subtitles | بالنسبة لهم هذه النجوم حملت الإله الأعظم عند الصينيين ، أثناء جولته فى السماء جالسا على الغيوم |
| İnanıyorum ki, bu yıldızlar bugün yaşıyor olsalar, ...doğru şeyi yaptığımıza katılacaklardı. | Open Subtitles | بإزالة السجائر. أعتقد أن إذا هذه النجوم كانت حية اليوم، هم يقبلون أن نحن نعمل الشيء الصحيح. |
| Aynı zamanda bu yıldızlara "Üç Kral" da denir, bunun sebebi ise üç Mısır kralının Giza'daki piramitleri bu yıldızların izdüşümüne göre inşa ettirmiş olmaları. | Open Subtitles | أن الثلاثة ملوك الذين بنوا الأهرامات في الجيزة بنوها قبالة موقع هذه النجوم إذن فهي كسهم يوجهنا أمامنا مباشرة |
| bu yıldızların her biri için, evrenin ötesinde bir milyar daha fazla yıldız vardır. | Open Subtitles | ومقابل كل هذه النجوم هناك مليار نجم اضافية في ارجاء الكون |
| Çünkü yerçekimi alanı öyle yoğun olurdu ki bu yıldızların üzerinde cisimlerin yoğunlukları öyle büyük olurdu ki bir çay kaşığı malzeme bir kaç bin milyar ton ağırlığında olurdu. | Open Subtitles | شديد للغاية وكثافة العناصر على هذه النجوم ضخمة للغاية بحيث أن ملء ملعقة من العناصر |
| O yıldızları çok iyi bilirim. | Open Subtitles | أنا أعرف هذه النجوم جيدا |
| O yıldızları görüyor musun? | Open Subtitles | أترى هذه النجوم ؟ |
| o yıldızlar, size eve dönüş yolunuzu göstereceklerdir. | Open Subtitles | و هذه النجوم هى من سيقودك للعودة للصواب |
| Biz olmadan omzundaki o yıldızlar lanet kostümden başka bir şey değil. | Open Subtitles | من دوننا، هذه النجوم على كتفيك مجرد زيّ! |
| bu yıldızları çizdikleri yörüngelerinde döndürebilecek tek güç bir karadeliğin sahip olduğu bir çekim gücü ki bu da galaksimizin merkezinde süper kütleli bir karadeliğin varlığının kesin ispatıydı. | Open Subtitles | ثقب أسود ضخم جداً أنها الجاذبيه للثقب الاسود الضخم التي تجعل هذه النجوم تدور حوله |
| - Elbette yiğitçe konuşmalar yapıyorum ama işin aslı, bu yıldızları hak etmiyorum. | Open Subtitles | -هذا ليس جيّداً . -بالتأكيد، إنّني أجيد الكلام . لكن حقيقة الأمر، أنّني لا أستحق هذه النجوم. |