| Hatta George Orwell'den daha fazla, Yazar tabiki de Aldous Huxley'di. | TED | حتى أكثر من جورج أرويل، إن المؤلف هو، بالطبع، ألدوس هكسلي. |
| Huxley, beyin faaliyetlerinin ve bilinçli deneyimlerin birbiriyle ilişkili olduğunu biliyordu ama nedenini bilmiyordu. | TED | لقد عرف هكسلي إن نشاط المخ والتجارب الواعية مترابطة معا لكنه لم يعرف لماذا |
| Huxley'den beri bilim, beyin faliyetleri hakkında çok şey öğrendi, ama beyin faaliyetleri ve bilinçli deneyimler arasındaki ilişki hâlâ gizemini koruyor. | TED | وفي السنوات التالية بعد هكسلي تعرف العلم الكثير عن نشاط المخ ولكن العلاقة بين نشاط المخ والتجربة الحسية لا تزال لغزا |
| Veri gücünün kilidini açmak istiyorsak, totaliter bir rejimin Orwell görüşüne, değersiz bir geleceğin bir Huxley görüşüne ya da her ikisinin korkunç karışımlarına körü körüne gitmek zorunda değiliz. | TED | لذلك إذا أردنا أن نفتح قوة البيانات، ليس علينا الذهاب بطريقة عمياء إلى رؤية أورويل في المستقبل الشمولي أو رؤية هكسلي لعالم ساذج، أو خليط مروع بين الأثنين. |
| 1868'de Thomas Huxley söyle demiştir: "Bilinçli hâl kadar olağanüstü bir şeyin garip sinir dokusunun sonucunda ortaya çıkması, Alaaddin’in lambasını ovuşturmasıyla cinin görünmesi kadar anlaşılmazdır." | TED | في 1868 كتب توماس هكسلي كيف يكون كل شئ ملحوظا مع حالة الوعي يأتي كنتيجة لحركة مثيرة لنسيج عصبي لا يمكن توقعها كظهور الجني عندما يمسح علاء الدين المصباح |
| Bayan Huxley telefonda, Senatör. Bu sabah boyunca üçüncü oluyor. | Open Subtitles | السيدة (هكسلي) على الهاتف يا سيناتور لثالث مرة هذا الصباح |
| Linda, Huxley oteller zincirinin içinden bilgi sahibi olduğunuzu söylüyor. | Open Subtitles | -تقول (ليندا) أن لديك أسرار داخلية عن فنادق (هكسلي) العالمية |
| İçimden bir ses Huxley Otellerinin anlaşmaya hazır olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | لدي شعور بأن "فنادق هكسلي العالمية" مستعدة للتفاوض |
| Orkide Salonu, Huxley hotel. Yarın sabah 10:00. Valizi getir. | Open Subtitles | فندق (هكسلي), غرفة الـ(أوركيد), العاشرة صباحاً, و أحضر معك الحقيبة |
| Gerçekten öyle mi, Bay Huxley? Başka bir yolu yok mu? | Open Subtitles | حقاً يا سيد هكسلي, الا يوجد أي خيار |
| Seninle satranç oynamak için Huxley'e gelmek istiyorum. | Open Subtitles | يا حبذا لو جئت إلى (ذا هكسلي) لنلعب الشطرنج قليلاً |
| Evet, ama Huxley'de kaç tane küvet olduğunu biliyor musun sen? | Open Subtitles | أجل, و لكن أتعرف كم هناك من حوض إستحمام في فندق (هكسلي)؟ |
| Huxley Genel Merkezinden gönderilen arabulucu. | Open Subtitles | المفاوضة الإدارية من المقر الرئيسي لـ(هكسلي) |
| Pekâlâ, geçici personeller, Huxley'e hoş geldiniz. | Open Subtitles | حسناً أيها الموظفون المؤقتون, مرحباً بكم في (هكسلي) |
| Sezon kapandı dolayısıyla otelde normalden daha az gayr-ı memnun Huxley müşterisi vardı. | Open Subtitles | إنه موسم الركود, لذا فنزلاء (هكسلي) المستاؤون أقل من المعتاد, |
| Huxley'in huzur dolu yatakları temizlik görevlileri için çok zorlayıcı. | Open Subtitles | سرير (هكسلي) هذا الباعث للطمأنينة يمثل تحدياً كبيراً للخادمات |
| Belli ki sendikanın Huxley Otelleri'nde içeriden bir kaynağı var. | Open Subtitles | يبدو كأن للنقابة مصدر داخل فنادق (هكسلي) |
| Kâr-zarar dağılımımızı ve Huxley gayrımenkullerinin hangilerinin kâr getirdiğini biliyor. | Open Subtitles | لقد عرف نتائجنا المالية, و التي ستحولها عقارات (هكسلي) إلى أرباح |
| Çok, çok gizli yasal belgeler Huxley Otelleri hakkında. | Open Subtitles | مستندات قانونية بالغة السرية عن فنادق (هكسلي) العالمية |
| Huxley finans raporlarını sendikaya sen mi faksladın? | Open Subtitles | أنتِ من أرسل النتائج المالية لـ(هكسلي) إلى النقابة؟ |