| Hepimize güle güle diyen kraliyet ailesi gibiler. | Open Subtitles | هم مثل رئاسة قول الملوك وداعا وبئس المصير لنا جميعا. |
| Yetişkinler için çırak gibiler. Onlar... her yerdeler. | Open Subtitles | هم مثل المبتدئين إلى البالغين هم في كل مكان |
| Onlar bebek gibi ama süzülmüyorlar ve biraz daha pahalılar. | Open Subtitles | هم مثل العرائس لكنهم لا يطفون وهم نوعا ما مكلفين |
| Kişisel hizmetçi gibiler. Bunu yüksek şerefli bir pozisyon gibi görüyorlar. | Open Subtitles | هم مثل المرافقين الشخصين يعتبر موقع شرف عظيم |
| Ailen gibidirler. Onlara karşı dostane davran. | Open Subtitles | هم مثل عائلتِكَ كُونُ صريحُ مَعهم |
| Belki de efsanelerdeki vampirler gibidirler. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا هم مثل أسطورة مصاصو دماء. |
| Onun yerini almaya çalışanlar usta bir marangozun oymalarını taklit eden çocuklar gibidir. | Open Subtitles | وأولئك الذين يحاولون أخذ مكانه هم مثل أطفال يحاولون نحت الخشب كنجار محترف |
| Öldürücü peygamberdevesi gibilerdir. Etinizi yerler. | Open Subtitles | هم مثل الأفراس القاتلة يأْكلون لحمكم |
| Hayır bu doğru değil. Onlar amigo kızlar gibiler. | Open Subtitles | كلا هذا ليس حقيقي هم مثل المشجعين الرؤساء |
| Bu tasarımcılar sahip olduğum tek aile gibiler. | Open Subtitles | هؤلاء المصممين هم مثل الأسرة الوحيدة التي بقت لي. |
| Artık mahkûmlarımız merhamet dileyen itaatkâr köleler gibiler. | Open Subtitles | أنت قدوتي. الآن السجناء هم مثل العبيد في طاعة، التوسل من أجل الرحمة. |
| Denizden fırlamış deniz kızları gibiler. | Open Subtitles | هم مثل حوريات البحر الخروج من البحر. |
| Bizim için, onlar çocuklarımız gibiler. | Open Subtitles | بالنسبة لنا، هم مثل أطفالنا. |
| Hayır, sorun yok baba. Herşey yararıma ve bir aile gibi... | Open Subtitles | هناك جميع أنواع الفوائد و هم مثل العائلة |
| Fiziksel olarak aynen bizim gibi, ama şunu söylemeliyim, ...biri beni bir kutuya tıkmaya çalışsaydı, mücadele ederdim. | Open Subtitles | جسدياً هم مثل الآخرين لكن أقول لك إذا حاول شخص حشري في صندوق سوف أقاوم |
| Pekâlâ. Adamlarim orada. Tipki kizilderili gibi calisiyorlar. | Open Subtitles | جماعتي موجودة هم مثل الهنود , لن تروهم و لن تسمعوا منهم |
| Aynen yılan gibidirler. Omurgasız ve sinsi. | Open Subtitles | هم مثل الأفاعي ضعفاء الارادة ومراوغون. |
| ve bu değişimler göldeki dalgalar gibidirler. | Open Subtitles | وهذه التغييرات هم مثل تموجات على بركة. |
| Küçük vampirler gibidirler. | Open Subtitles | هم مثل مصاصي الدماء الصِغارِ. |
| Net gelir sağlayacak abazan müşteriler meyve gibidir. Onları ancak olgunlaştıklarında koparabilirim. | Open Subtitles | زبنائنا الأثرياء التّواقين للجنس هم مثل الفاكهة |
| Onlar da kedi gibilerdir! | Open Subtitles | ! اممم... هـ هم مثل القطط أيضًا |