Bir süre burada kalalım, ben prangaları... çıkarmanın bir yolunu bulurum. | Open Subtitles | إنتظر وأختبئ هنا لبعض الوقت سأجد طريقة للتخلص من هذه السلاسل |
Bir süre burada kalacağız. Yakında kendi evimize tasınırız. | Open Subtitles | سنكون هنا لبعض الوقت ولكن سرعان ما سنملك مكاننا الخاص |
Bak, burada bir süre kalmama izin verirsen ablamın kucağına koyarım seni yine. | Open Subtitles | أنظر, يمكنني أن أعيدك إلى حضن اختي إذا تركتني أمكث هنا لبعض الوقت |
Bir süre daha burada olacaksın, neden biraz eğlenmeyelim ki? | Open Subtitles | وأنت باقية هنا لبعض الوقت لمّ لا تقضين بعض المرح؟ |
Bak. Benim için Biraz burada takılmanın hiçbir sakıncası yok. | Open Subtitles | انظر, انا لا امانع بأن اتسكع هنا لبعض الوقت |
Zırhlı araç, programının bir saat kadar gerisindeymiş o yüzden bir süreliğine burada beklemiş olmalılar. | Open Subtitles | والسيارة الأخرى كانت متخلفة حوالي ساعة عن الموعد كان لابد إنتظارها هنا لبعض الوقت |
Aslında şey rica edecektim biraz daha burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | ... كنت أفكر إذا كنت أستطيع البقاء هنا لبعض الوقت |
Burada biraz daha kalacağım. Seninle sonra görüşmeye çalışırım. | Open Subtitles | سأبقى هنا لبعض الوقت وسأحاول اللقاء بك لاحقاً |
Aslında uzunca bir süre daha buralardayız. | Open Subtitles | سنكون هنا لبعض الوقت |
Sanırım sormak istediğim şey; Bir süre burada kalabilir miyim? | Open Subtitles | أعتقد أن ما أطلبه هو المكوث هنا لبعض الوقت |
Bir süre burada olacağını söylediler, genç adam. | Open Subtitles | أخبروني أنك ستبقى هنا لبعض الوقت أيها الفتى |
Eğer kısa Bir süre burada kalırsa tıpkı benim gibi daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | فكرت أنه لو تمكن فقط من البقاء هنا لبعض الوقت فإنه سوف يتحسن كما فعلت انا |
Ben uygun valfleri almak için Görev Kontrol'e gidiyorum. Görünüşe göre Bir süre burada kalacaksınız. | Open Subtitles | يبدوا أنكم يا رفاق ستبقون هنا لبعض الوقت |
Beraber çalışmalıyız, dediğin gibi ısı hızla düşmeye başladı Bir süre burada tıkılı kalacağız. | Open Subtitles | كما قُلت . الحرارة تنخفض بسرعة سوف نعلق هنا لبعض الوقت |
Ama bulamazsak burada bir süre kalmamız gerek. | Open Subtitles | ولكن في حال لم نفعل ذلك قد نكون هنا لبعض الوقت |
Hey. Sakıncası var mı eğer burada bir süre saklanmak? | Open Subtitles | هل تمانع ان تخفيت هنا لبعض الوقت |
Sanırım burada bir süre uzanacağım. | Open Subtitles | أعتقد بأني سأستلقي هنا لبعض الوقت. |
Bence bir süre daha burada kalmak istiyor. Orada bir sürü eğrelti otu var. Neyse, ben zaten kararımı verdim. | Open Subtitles | اظن انه يريد البقاء هنا لبعض الوقت على كل حال, لقد اتخذت قراراً سوف نذهب غداً بمفردنا |
Bir süre daha burada olacaksınız dolayısıyla lütfen keyfinize bakın. | Open Subtitles | سوف تكونين هنا لبعض الوقت لذلك رجاءً ارتاحي |
Yani bir süre daha burada dayanmaya hazır olmalıyız. | Open Subtitles | لذا يجب ان نتحضر كي نبقي هنا لبعض الوقت |
Sence de sakıncası yoksa, Biraz burada kalmak istiyorum. | Open Subtitles | إن لم تمانعي، فأنا أريد البقاء هنا لبعض الوقت. |
Sanırım Biraz burada oturacağım. | Open Subtitles | أعتقد أنى سأجلس هنا لبعض الوقت. |
İkimiz de biliyoruz ki epey bir süreliğine burada kalabilirsin. | Open Subtitles | اذا كلانا يعلم انك ستبقى هنا لبعض الوقت |
- Sanırım biraz daha burada kalacağım. | Open Subtitles | أظنني سأبقى هنا لبعض الوقت حقاً؟ |
Burada biraz daha kalacağım tamam mı? | Open Subtitles | . مرحبا , سوف أكون عالق هنا لبعض الوقت حسنا ؟ |
Aslında uzunca bir süre daha buralardayız. | Open Subtitles | سنكون هنا لبعض الوقت |