| Bütün yurdu davet ettim ama bir tek o geldi. | Open Subtitles | لقد دعوت السكن بالكامل و لكن هى الوحيدة التى أتت |
| Benim yöntemlerim onları geri getirmek için başarılı tek çare. | Open Subtitles | وطريقتى هى الوحيدة الناجحة لأعادتهم الى السكان نحن نحاول المساعدة |
| Virginian üçüncü sınıfında piyano olan tek gemiydi. | Open Subtitles | هذه الباخرة هى الوحيدة التى لديها بيانو فى الدرجة الثالثة |
| -Ama orda ben kalıyorum. -Ben seni idare edemem. Bütün binada, hâlâ geçen senenin kirasını ödeyen tek ev seninki. | Open Subtitles | لكننى اعيش هناك و انا لا استطيع ان استمر فى مساعدتك شقتك هى الوحيدة فى المبنى كله |
| Hala "tez" kelimesini kullanan bir tek annem kaldı sanırdım. | Open Subtitles | لقد كنت اعتقد ان أمى هى الوحيدة التى مازالت تقول جيفى |
| Carina mızrağı bulmamıza yardım edebilecek tek kişi. | Open Subtitles | كارينا هى الوحيدة التى تعرف مثل العثور على الرمح الثلاثى. |
| Bay Lombard'a yazılan mektup Bay Owen'a hitaben yazılmış tek mektuptu. | Open Subtitles | هذه الرسالة للسيد " لومبارد" هى الوحيدة المباشرة من السيد " أوين" غريب جداً |
| Kaçabilen tek kişi o. | Open Subtitles | هى الوحيدة التى تمكنت من الهروب |
| Bölgedeki tek araba bu. | Open Subtitles | و هى الوحيدة من نوعها |
| Cevap şu... Milli Güvenliğin gerçek anlamda en iyi çalışan, tek işe yarar uydusu... | Open Subtitles | إن "ناسا" تبدو أن هى الوحيدة التى لديها@ ...أفضل قمر صناعي عمليا ً و هو |
| Şu an, Chloe solucanı durduracak olan kod bölümü hakkında yeterince bilgiye sahip tek kişi. | Open Subtitles | حالياً (كلوى) هى الوحيدة التى تعرف ما يكفى عن هذه الشفرات لتوقف فيروس الحاسب |
| Patty onu bundan sorumlu tutabilecek tek insan. | Open Subtitles | (باتى) هى الوحيدة التى تحمّلُهُ مسؤوليّة ذلك |
| Erica'nın seni gören tek kişi olduğuna emin misin? | Open Subtitles | أأنت على يقين من أن (إيريكا ) هى الوحيدة التي رأتك؟ |
| Onu sadece tek bir kişinin anlayabileceğini düşünüyorum: eşi Julie'nin... | Open Subtitles | زوجته (جولى) هى الوحيدة التى كانت تفهمه |
| Piper şu anda tek ev var. | Open Subtitles | (بايبر) هى الوحيدة التى فى المنزل الآن . |