| Karşıt bir bakış açısı, kendisinden öğrenebileceğimiz bir şeydir; tartışacağımız değil. | TED | وجهات النظر المعارضة هي شيء لنتعلم منه لا لنجادله. |
| Adalet iyi niyetli insanların yaptığı bir şeydir. | TED | العدالة هي شيء يحققه أصحاب النوايا الحسنة. |
| Hayatta olmaz, narkotik polisi! Bedensel işlem doğal bir şeydir. | Open Subtitles | مستحيل، أيتها المصححة فالوظائف الجسمانية هي شيء طبيعي. |
| Dengeyi korumak, mecbur kaldığında öğrendiğin bir şeydir. | Open Subtitles | حسنا، الموازنة هي شيء تتعلمه اذا اضطررت.. |
| Sana birşey söyleyim, küçük hırsızlık bir şeydir ama öldürmek için anlaşmak daha başka birşeydir. | Open Subtitles | دعني أخبرك شيئا السرقة البسيطة هي شيء ولكن التآمر لارتكاب جريمة قتل هو شيء آخر |
| Saat 9 haberi, çoğumuz için gözleme kahvaltıda yediğimiz bir şeydir, ama onlara krep demek istersek krepin üstüne bir şeyler eklemeliyiz ki... | Open Subtitles | 21قبل التاسعة الآن, لمعظمنا, الفطائر المقلية هي شيء نأكله بالإفطار لكن عندما نسميهم الفطائر المحلاة, |
| - Danny... Yok, yok, yok, bir öncelik, tanım gereği hemen gerçekleşmesi gereken bir şeydir. | Open Subtitles | لا, لا, لا, إن الاولويه بالتعريف هي شيء يحتاج ان يحدث الآن |
| Bildiri insanlara bilgi vermek için yazılan bir şeydir. | Open Subtitles | المذكرة هي شيء تكتبه لتعطي الناس معلومات |
| Olacak şeylere odaklılar. Yani, zaman paradoksunu tartışacağım, zaman perspektifi paradoksu, siz bilmeden, aldığınız tüm kararları etkileyen bir şeydir. | TED | تركيزهم علي ما سيكون. إذاً المعضلة الزمنية، ما أريد مناقشته، معضلة المنظور الزمني، هي شيء يؤثر علي كل قرار تتخذه، وأنت غير مدرك لها تماماً. |
| Cesaret işi hayatımız boyunca öğrenmemiz gereken bir şeydir. | Open Subtitles | همم ... بخصوص الشجاعة هي شيء يجب أن نتعلمه ونعيد تعلمه طوال حياتنا |
| Belki de faredir, ya da başka bir şeydir. | Open Subtitles | ربما هي فئران, وربما هي شيء آخر |
| Her insanın hak ettiği bir şeydir. | Open Subtitles | ولكن الحرية هي شيء يستحقه كل الرجال |
| Ama ufak bir çocuk için bu korkunç bir şeydir. | Open Subtitles | بالنسبة للطفل المشكلة هي شيء مريع |
| Gördüğün gibi güven, çok hassas bir şeydir. | Open Subtitles | اسمعي , الثقة هي شيء هش للغاية |
| Çok yararlı bir şeydir. | TED | هي شيء مفيد جدًّا. |
| Ego, başka bir şeydir." | Open Subtitles | الذات هي شيء آخر |
| Belki yapmak istediğim bir şeydir. | Open Subtitles | ربما هي شيء أود تجربته |
| Gerçek güçlü bir şeydir. | Open Subtitles | الحقيقة هي شيء قوي |
| Ve marka, yaşayan bir şeydir. | Open Subtitles | والعلامة التجارية هي شيء حي. |