| Hademenin burnunu kirdi. ona yatistirici verdik. | Open Subtitles | لقد كسر أنف حارس، وأعطيناه عقاراً مُسكناً. |
| Hademenin burnunu kırdı. ona yatıştırıcı verdik. | Open Subtitles | لقد كسر أنف حارس، وأعطيناه عقاراً مُسكناً. |
| Tehlikeli yabancıları anlatıp yanına düdük verdik sonuçta. | Open Subtitles | أنظر, لقد خوضنا في خطرٍ غريب وأعطيناه ذلك الأنذار |
| ona kıIıç dişi ekledik ve meşe palamutu verdik bütün mesele böyle doğdu. | Open Subtitles | اضفنا له الأسنان .. وأعطيناه الجوزة وولدت هذه المسألة برمتها |
| En iyisi olmak istiyordu, biz de ona bu şansı verdik. | Open Subtitles | يريد أن يكون الأفضل وأعطيناه الفرصة |
| Kıl kurdu olduğunu düşündük, ona ivermectin verdik. | Open Subtitles | اعتقدنا أنها الديدان الخيطية (وأعطيناه الـ(إيفرمكتين |
| Ama lanet herif rüyasını gerçekleştiremeyecek kadar korkaktı. Biz de Van'a maddi destek sağladık ve emrine silahlı adamlar verdik. | Open Subtitles | لذلك عثرنا على رجلنا (فان) وأعطيناه الأسلحة |
| Ama lanet herif rüyasını gerçekleştiremeyecek kadar korkaktı. Biz de Van'a maddi destek sağladık ve emrine silahlı adamlar verdik. | Open Subtitles | لذلك عثرنا على رجلنا (فان) وأعطيناه الأسلحة |
| Para verdik, ona güvendik. | Open Subtitles | لقد وثقنا به وأعطيناه المال |
| Biz de bu yüzden Suárez'in yanına gittik ve ona epey para verdik. | Open Subtitles | لذلك ذهبنا إلى (سواريز) وأعطيناه الكثير من النقود |
| Ve bu bok için ona kim NAACP Image Ödülü verdi? | Open Subtitles | وأعطيناه مقابل هذا جائزة الجمعية الوطنية لتعزيز الناس الملونين. |